14 Aralık 2011
TORUNUM CAN KIŞLA YOLUNDA….
Mutlu bir olay…
Geçtiğimiz akşam, üstü Torunum Can’ı büyük bir sevinç gösterisi içinde kışlaya asker ocağına gönderdik. Ülkemizde elleri kına yakılarak , kınalı kuzu olarak sefere çıkarılan bu güzel yurt görevlilerinden birinin de benim torunum olması, bilseniz beni ne kadar mutlu etti.
ANNE, göz yaşları içinde otobüsün merdivenlerine doğru yürüyen oğlunu kucaklarken mukaddes bir görevin heyecanını yaşayan oğlu dim dik yürüyerek etrafını selamlıyor, daha şimdiden asker ocağının sıcak havasını terennüm etmeye başlıyordu.
Evet, uzun bir okul dönemi sonunda kavuştuğu bu hizmet görevinin mutluluuğu gözlerinden okunuyordu. Her ne kadar ailesi ve yakınları bir göz yaşı içinde de olsalar, o kendini şimdi mukaddes bir görevin heyecanı içinde buluyor ve alkışlar arasında selamlarını etrafa verirken CAN bir gurur sevinci yaşıyordu.
Evet, Türk ulusunun çocukları işte böyleydi, her ne kadar bedelli ve vicdani ret ,gibi başlıklar gazete ve televizyon ekranlarını doldursa da, ülkemizde Can gibi düşünen yüzbinler olduğu için, bu ülke bu Cumhuriyet, ilelebet Atatürk ilkeleri ve ışıkları altında pırıl pırıl parlayacak ve düşmana asla ve asla taviz vermeyeceklerdir.
CAN şimdi kışla yolunda, EMRET KOMUTANIM dizileri içinde yarınlara hazırlanırken, ve bir vatani görev yapmamın huzurunu duyarak, kışlasına doğru yol alırken tahsil hayatının bütün seneleri film şeridi gibi gözlerinin önünde yer etmeye başlamıştı bile…
30 yıl görev yaptığım bu Büyük Türk Ordusu saflarında torunumu hizmet aşkı ile görev yapması için, gönderirken tıpkı ben asker ocağına gdiyor muşum gibi heyecanlıydım.Onun için, bu mutlu olay torunum ve benim için erişilmesi çok nadir olan bir sevinç göstergesidir. Bu sevinci hepinizin yaşamasını dilerken, o Türk Bayrağının şerefle dalgalandığı kıtalarda görev yapmanın mutlak heyecanı ile dolu olarak, asker ocağının sıcak şevkatine kavuşmanın mutluluğu içindeydi. Bizde onun bu mutluluğu paylaşarak onun gibi daha onarca vatan evladının uğurlandığı o sahada; Korkma sönmez sesleri ve davul zurna eşliğinde halaylar çekilerek gönderilen ,bu Vatan evlatlarına; Güle Güle gidiniz ve görevlerinizi şerefle yaparak dönünüz; mesajlarını ileterek ,onların boynuna sarılıp uğurlamaya çalıştık.
Vakit gece yarısıydı, İstanbul TEM YOLU üzerinde ki otobüs garajından peş peşe kalkan otobüsler bu sevgili çocuklarımızı alıp uzak diyarlarda Vatan bekçiliğine götürüyordu.
Gidenlerde mutluydu, onları uğurlayanlarda…
İşte Can, heyecanla beklediğin gün geldi çattı ve sen şimdi dop dolu bir tahsil hayatı sonunda uzak diyarlarda Vatan bekçiliğine gidiyorsun.
Sende mutlusun, seni uğurlayanlarda…
Güle güle git ve selametle işine ve aşına dön…
KİM BU CENNET VATANIN UĞRUNA OMAZ Kİ FEDA;diyen şair gözlerimin önüne geliyor ve SENDE DALGALAN ŞAFAKLAR GİBİ,EY NAZLI HİLAL ;diyorum. Sonrada ekliyorum: EY ŞEHİT OĞLU ŞEHİT İSTEME BENDEN MAKBER ,SANA AĞUŞUNU AÇMIŞ DURUYOR PEYGAMBER….
Nejat Taşkın
Bu makale
106
defa gösterildi.