14 Kasım 2011
İMTİHAN BEKLENMEDİK ZAMANDA GELİR
Çok çalıştığınız bir sınava girdiğinizi düşünün. Sınav tarihi günler öncesinden size haber verildi. Siz de bunu dikkate alarak bütün hazırlıklarınızı yaptınız. Sınav sorularına benzer soruları gözden geçirdiniz. Daha önce size sınav soruları nerelerden çıkabilir diye bilgi de verdiler. Sınav günü kendinizden emin şekilde sınava girdiniz. Fakat sınav soruları sizin beklediğiniz hiçbir yerden gelmedi. Böyle bir durumda ne yapardınız? Elinizden geleni yapardınız ama istenilen sonuç gelmezdi.
İşte bu örnekte olduğu gibi insanlar her zaman hayatta bekledikleri şeylerle imtihan olmayabilirler. Hiç beklenmedik bir zamanda, beklenmedik bir yerde imtihan olunabilir. Fakat Müslüman böyle bir anda dahi asla şevkinde ve coşkusunda eksilme yaşamaz. Tam tersi bu olaylar insanı daha fazla şevklendirir. Allah Hz. Musa’nın en zor durumda dahi şevkini ve umudunu kaybetmediğini şu şekilde haber verir:
“İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları: ‘Gerçekten yakalandık’ dediler. (Musa:) ‘Hayır’ dedi. ‘Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir.’’ (Şuara Suresi, 61-62)
İnsan kendi nefsinde olayları değerlendirirken zorluk ve kolaylıklarına göre sıralayabilir. “Şu olay başıma gelse ben daha rahat davranırdım, daha sabırlı olurdum” diyebilir. Ya da “Bu kadar basit birşey karşısında nasıl bu kadar sinirlendi anlamadım’’ diyebilir. İnsanı yaratan Allah’tır. Hangi imtihan karşısında nasıl tepki vereceğini, umudunu kaybedecek mi, yoksa daha mı şevkli olacağını Allah bilir. Allah, insana kendi şah damarından daha yakındır. İnsan düşen görev, imtihanı zor ya da kolay kıstasına göre değerlendirip, bu olaylar daha kendine gelmeden yargıda bulunmak değil, imtihan karşısında Allah’ın sabır vermesini dilemektir:
“Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. ‘Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.’’ (Bakara Suresi, 286)
Bu gerçeği bilmeyen gafil insanlar ise, olaylar karşısında çok önceden tavır almaya çalışırlar. Nasılsa böyle bir imtihandan geçerim düşüncesini hep zihinlerinde tutarlar. Ama Allah’ın imtihanı hiç beklenmedik bir zamanda gelebilir. Birçok insan gece uykuya daldıklarında, sabaha kalkıp işlerine gideceklerini düşünebilirler. Fakat bunun hiçbir garantisi yoktur. Gece uyurken insanın bedenine sahip olan Allah’tır. Kendisi hiçbir şeyin farkında değilken, Allah bir imtihan yaratabilir. Gece sağlıklı olarak uykuya dalan bir insan, sabah kalktığında sağlığını yitirmiş olabilir.
İnsanın içinden ne geçtiğini şüphesiz Allah bilir. Bir imtihan konusu kişiye dışarıdan kolay görünebilir. O insanı içinden yargılayıp, olaylar karşısındaki tavrını küçük görmek yanlış olur. İnsan dünya hayatı boyunca nefsindeki kötülüklerden arınmakla imtihan olacaktır. Bu imtihan sırasında beklenmedik olaylar gelişebilir. İnsan böyle bir durum karşısında hemen düşünse; o an için kendine ölümün geleceğini bilse ve Allah’ın karşısında hesap vereceği anı düşünse elbetteki bu şekilde davranmayacaktır. Bediüzzaman Said Nursi imtihan karşısında kadere teslim olmamızı şu şekilde anlatır:
“Kadere teslim ol ki, selamette kalasın.” (Mesnevî-i Nuriye- Zeylü´l Hubab; s.96)
Müslüman her zaman, her olayı Allah’ın kontrol ettiğini, dilerse zorlukla imtihan edeceğini, bu imtihanın belki çok kısa, belki de çok uzun sürebileceğini, fakat sonunda muhakkak güzellik olacağını bilir.
“Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele.’’ (Bakara Suresi, 155)
Merve Bulut
Bu makale
204
defa gösterildi.