30 Eylül 2011
HER GÜN, ÖLÜYOR VE ÖLDÜ RÜLÜYORLAR!.....
Yazarken düşünüyor ve düşündükçe de göz pınarlarımda biriken yaşları
kurutmaya çalışıyorum. Bu korkunç terörün korkunç olduğu kadar da ülkeyi
bir büyük kaos içine sürüklemesinden endişe etmekteyim. Elbette, bu sinsi
terör PKK adı altında yıllardır Türk evlatlarının canlarını genç yaşta almakta ve
bu alışın hiçbir zaman istediklerini alamayacaklarını bildikleri halde, terör
genç yaşta insanlarımızı hayatlarının baharında yüreklerinden vurmaktadır. Bu
terörün asla Kürt vatandaşlarımızla ilgisi bulunmadığını bir kere daha burada
teyit etmek isterim. Görevim dolayısıyla beş yıl kaldığım o güzel yörelerde
güzel insanlarla birlikte TSK’in onlara açtığı sıcak kucaklar, okuma ve sağlık
seferberliği mutlaka onların her an hafızalarındadır. Ancak ne yazık ki yaşanan,
o kınalı kuzuların cenazelerinin her gün artan bir şekilde çoğalmasıdır.
insanımızı derinden yaralamakta ve yuvalarda bu düşen ateş geniş yaralar
açmakta, kin ve hasetlik büyümektedir.
Bu güzel vatanımızın bölünmeyeceğini asla düşünmelerine ve bilmelerine
rağmen yinede Vatanın çok sevgili topraklarında masum insanlara ateş ederek ,
spor sahalarında ve araba içinde ki genç öğrenci kızlarımıza polis kolejlerine ve
askeri lojman ve kışlalara atılan hedef düşünmeden çoluk çocuk demeden atılan
bombaların mutlaka bir acı reçetesi kendilerini bir gün mutlaka yakalayacaktır
ve yapılan bu hareketler neticesiz kalmayacaktır.
Hele Ankara’ nın çok işlek bir semtinde vatandaşların iş için koşturdukları
bir ortamda otomobil içine koydukları bomba ile ortalığı ateşe veren bu zalim
insanların içinde yaşadıkları bu hain pusuların bir gün hesabını verecekleri gün
yakın olsa gerek.
Ne istedikleri veya ne istemedikleri belli olmayan bu insan demeye
cesaret edemediğim canavarlar, işledikleri bu hareketlerin cezasını mutlaka
göreceklerdir, görmesine de fakat ne yazık ki ,o kınalı kuzular geri gelmeyeceği
için ağıt ve göz yaşları kuruyan göz pınarlarında ilelebet duygusal ve kinsel
olayların yaşanmasına sebep olacaktır.
Elbette bir isteğiniz vardır.Bu istekler demokrasilerde silah yolu ile değil,
halkın iradesiyle Kurulan TBMM de dile getirilir ve yasal yollardan
kan dökülmeden çare bulunur.
Barış ve sevginin çözemeyeceği hiçbir ortamı düşünemiyorum. Onun için
mutlaka ve mutlaka daha vahim olaylara yol açmadan gereği yapılmalı ve kan
dökülmemelidir.
Türk Ordusu her zaman ve her yerde ve her türlü ortamda güçlüdür ve
bu gücünü ispat etmek için geriye dönüp bakmamız yeterde artar bile. Ama
masum insanlar zarar görmesin diye Türk Ordusu daha temkinli daha ciddi
projeler yansıtarak bu ülkeyi refah seviyesine taşımak için gayret etmekte ve bu
gayretini anlayışla karşılanmasını istemektedir. Kan dökmek ve barışı tehlikeye
sokmak masum insanları öldürmek hiçbir zaman bir netice değil bir hüsranlı
hakimiyet doğurur .
Onun için sabırları taşırmayınız. Çünkü asla bu Büyük Silahlı Kuvvetler
istediği an istediğini yapacak kudrettedir. Bu kudretini bu günde yarında
muhafaza etmektedir. Yeter ki sizler anlayış gösteriniz ve bu anlayışınız kan ve
göz yaşı olmasın.
Gazeteler televizyonlar her gün ülkede binbir sorun varken bu kalkan
cenazelerin arkasında yanıp tutuşan ailelerin dramlarını yansıtırken acaba
içinizde sevinç mi uyanıyor, yoksa biraz olsun insaf var mı?
İnsanlatın yaşam hakkını böylesi kalleşçe hiç bir suçları olmadan
elinden , çok genç yaşta almak,sizlerin insanlığınızdan şüphe etmemizi
gerektiren en önemli faktördür.
Bizler bütün vatandaşlarımızla birlikte tek parola üstünde durmaktayız ve
bu parola uğruna gerekirse, her zaman canımız pahasına yola çıkarız.
Vatan Bölünmez ve TÜRK ULUSU ATATÜRK’ÜN İZİNDE VE
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ESERİNİ YARINLARA TAŞIMANIN
HEYECANI İÇİNDEDİR.ONUN için aklınızı başınıza toplayın, sizi bu yollara
sürükleyenlere isyan ederek geliniz bu topraklarda birlikte dün söylediğimiz
türküler yine birlikte söyleyelim!...
Nejat Taşkın
Bu makale
203
defa gösterildi.