30 Mayıs 2011
HADİSLER IŞIĞINDA KIYAMET ALAMETLERİ
"Kıyamet alametleri birbirini takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların art arda kopması gibi."
Kıyamet alametlerinin gerçekleştiğinin en büyük delili ardı ardına meydana gelmesidir. Peygamber Efendimiz (sav) birçok sözünde kıyamet alametlerini dile getirmektedir. Bu alametler; Güneşin batıdan doğması, Dabbet-ül arz’ın çıkışı, duman, Hz. Medi (as)’nin zuhuru, Hz. İsa(as)’ın yeryüzüne inişi ve Deccali öldürerek yok etmesi, İslam ahlakının yeryüzüne hakim olmasıdır. Peygamber Efendimiz (sav)’in haberini verdiği diğer kıyamet alametlerinden bazıları da savaş ve anarşi ortamlarının, fakirliğin, zinanın ve fuhuşun artması, depremlerin ve doğal afet olaylarının sıklaşması, Kuran’ın terk edilmesidir. Peygamber Efendimiz (sav), bu alametleri birçok sözünde bildirmektedir:
"(Şu) altı şey gelmeden önce (ibadet sayılan iyi) amelleri işlemeye acele ediniz; Güneşin batı tarafından doğması, Duhan, Dabbetü’l Arz, Deccal..." (Sünen-i İbni Mace, cilt 10, s. 295)
“Kıyamet on alamet görülmedikçe kopmaz: duman, deccal, dabbetü'l arz, güneş'in batıdan doğması, İsa(a.s)'nın yeryüzüne inmesi...” (Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, 5. Cilt, s. 362)
"Güneş battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmayacaktır. İnsanlar onu gördükleri zaman yeryüzünde bulunanlar iman ederler." (Sünen-i İbni Mace, Cilt 9, s. 4362)
Kıyamet alametlerinin bir biri ardına gerçekleşmesi aynı zamanda ahir zamanın işaretçisidir . Burada önemli bir konuyu da hatırlatmakta yarar var. Hadislerde bildirilenlerin bir kısmı, geçmiş dönemde belirli bir zamanda meydana gelmiş olabilir. Ancak bunlar o dönemin ahir zaman olduğunu göstermez. Çünkü ahir zaman, kıyamet alametlerinin aynı dönemde ve birbirini takiben meydana gelmesidir.
Ayrıca bu bilgiler doğrultusunda bir gerçekle de karşı karşıya kalırız. Peygamber Efendimiz (sav)’in yüzyıllar önce açıkladığı alametler yeryüzünde hem bu dönemde hem de bir biri ardınca yaşanmaktadır. Bu üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konudur. Çünkü bu alametlerin bu dönemde gerçekleşiyor olması kıyamet saatinin yaklaştığı anlamını taşımakta ve ahir zamanın içinde olduğumuzu bildirmektedir. Yani oluşan her alamet, Allah’a hesap verilecek anı haber vermekte ve insanlara, bir an önce Kuran ahlakının büyük bir titizlikle yaşanmasını hatırlatmaktadır.
Allah, “Kıyamet günü ne zamanmış’’ diye sorar. Ama göz 'kamaşıp da kaydığı,' Ay karardığı, Güneş ve ay birleştirildiği zaman; İnsan o gün: "Kaçış nereye?" der. Hayır, sığınacak herhangi bir yer yok. O gün, 'sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)' yalnızca Rabbi'nin katıdır. İnsana o gün, önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeylerle haber verilir.” (Kıyamet Suresi, 6-7-8-9-10-11-12-13) ayetleriyle hem kıyamet gününü hem de o gün insanların durumunu apaçık olarak bildirmektedir.
Allah’ı türlü bahaneler ile aldattığını sananlar o gün geldiğinde etrafında Allah’tan başkasını bulamayacaklar ve Allah’ın sığınılabilecek tek güç olduğunu anlayacaklardır. İşte o an büyük ve geri dönüp telafisi olmayan bir pişmanlık yaşacaklardır. Bu nedenle dönüşü olmayan o gün gelmeden evvel, bütün bu uyarılar göz önünde bulundurularak bir hayat yaşanmalıdır.
Merve Bulut
Bu makale
333
defa gösterildi.