22 Mayıs 2012, Salı
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
16 Mayıs 2011

TERÖR ÖRGÜTLERİ TOPLULUĞU YECÜC MECÜC KAVMİ MİDİR ?

Hasan METE


Yazının girişinde Ye’cüc ve Me’cüc hakkındaki ayetleri, hadisleri, büyüklerin sözlerini aktararak bunların ne anlama geldiğini ifade etmek istiyorum.
“Dediler ki: Ey Zülkarneyn! Bu memlekette Ye'cûc ve Me'cûc bozgunculuk yapmaktadırlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi verelim mi? Dedi ki: "Rabbimin beni içinde bulundurduğu nimet ve kudret daha hayırlıdır. Siz bana kuvvetinizle destek olun da, sizinle onlar arasına aşılmaz bir engel yapayım. Bana, demir kütleleri getirin." Nihayet dağın iki yanı arasını aynı seviyeye getirince (vadiyi doldurunca): "Üfleyin (körükleyin)!" dedi. Artık onu kor haline sokunca: Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim" dedi. Bu sebeple onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.”  (Kehf Suresi, 94-97)
“Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman;  Ve gerçek vaad (ölüm, kıyamet) yaklaşınca, birden, inkâr edenlerin gözleri donakalır! "Yazıklar olsun bize! (derler), gerçekten biz, bu durumdan habersizmişiz; hatta biz zalim kimselermişiz." (Enbiya Suresi, 96-97)
Anarşistlik fikrinin tam yeri ise hem mazlum kalabalıklı, hem medeniyette ve hâkimiyette geri kalan çapulcu kabileler olacak. Ve o şeraite muvafık (şartlara uygun) insanlar ise, Çin-i Maçin'de kırk günlük bir mesafede yapılan ve acaib-i seb'a-i âlemden (Dünyanın yedi harikasından) birisi bulunan Sedd-i Çinî'nin (Çin Seddi’nin) binasına (inşasına) sebebiyet veren Mançur ve Moğol ve bir kısım Tatar, Kırgız kabileleridir (Said-i Nursi Hz.).
 
Ayetlerden ve hadislerden anlaşıldığı gibi insanları tehdit eden, düzeni bozan bozguncu kavimler söz konusu. Zülkarneyn Peygamberden (a.s.) bunların bozgunculuklarını engellemek için bir set yapılması isteniyor. Bu engel öyle bilindiği fiziki mânâda duvar, demir veya bakırdan oluşturulmuş kalkan değildir. Yani bozgunculuklarına siyası ve kanunsal veya töresel olarak fırsat vermemek anlamında olsa gerek. Çünkü ayni şekilde geçmişte Yahudilerde devlet kurduklarında fitne fesat çıkarıp insanlara zarar vermelerinden dolayı, devletleri yıkılmıştı, yeryüzüne dağıtılmışları ve siyası hakları elerinden alınmıştı. Ta ki 1789 Fransiz İhtilali’ne kadar. 1789 Fransız İhtilali’nde Yahudiler, insan hakları adı altıda  liberalizm ideolojisiyle ilk defa siyasi haklarını elde ediyorlardı. Bu şekilde yine fitne fesadın önü açılmış, duvar veya set yıkılmış, dünyaya ideolojik hakimiyet sağlanmıştı. Duvar ve setti bu manada değerlendirmek daha doğru olur düşüncesindeyim. Yoksa Ye’cüc ve Me’cüc kavmi toprağın altında insanların olması, bunların önüne bakırdan duvar set yapılması ve her gün kazıp yeryüzüne çıkmaya çalışmaları gibi açıklama fiziki manada mümkün değildir. Anlatılmak istenen mecazi anlamdaki siyasi veya kanunsal engeldir.
 
Ye’cüc ve Me’cüc kavminin çıkış noktası şudur: Deccal, Ye’cüc ve Me’cüc kavmi için zemin hazırlar, onları sapkın ideolojik fikirlerle anarşistliğe inkılâp ettirir. Yani Ye’cüc ve Me’cüc’ü engelleyen seti, Deccal, sapkın ideolojik fikirlerle yıkıp onları anarşistliğe inkilâp ettiriyor. Burası terörün çıkış noktası.
Daha önceki yazılarımda 1917 yılında başlayan Birinci Dünya savaşı galibi müttefikler ABD, İngiltere, Yahudiler’in aynı zamanda Deccaliyet olduğunu izah etmiştik. Bunlar ideolojik fikirlerle dünyaya hakimiyet sağlamıştı. Bütün hükümetleri, orduları kontrolüne alarak, milletleri tahakküm altına almıştı. Fakat bu hakimiyeti sürdürebilmek içinde kaos ortamı oluşturmak, milletleri korkuyla baskı altına almak için terör örgütlerini oluşturuyordu. Burada Deccaliyet Moğol, Mançuri, Kırgız ve Tatar kabilelerin soyundan gelen bozguncu toplulukları sapkın ideolojik fikirlerle anarşistliğe inkılâp ettirip kullanıyor. Hatta bu konuda İspanya İstihbarat Başkanlarından Luis Matta Gonzales ''Dünyanın Gerçek Efendileri'' kitabında, sağ-sol ve dini motifli terör örgütlerini istihbarat birimleri kurar, gerektiğinde kullanır.” sözü geçmektedir.
Yine daha önceki yazılarımda Deccaliyet, istihbarat (Cessase) birimlerince Birinci Dünya Savaşı’ndan önce, milletleri derin ideolojik kuşatma altına aldığını, aldattığını kendine bağladığını açıklamıştım. Savaşı kazandıktan sonra, bu hakimiyetin devamı için ayrıca terör örgütleriyle toplumlara korku salarak kaos oluşturup, hakimiyet, menfaat ve iktidar sürekliliğini devam ettiriyordu.
 
Ye’cüc ve Me’cüc ile ilgili olarak, onların Fırat Nehri'ni ve diğer suları içip bitireceklerine dair  hadisler vardır.
(bk. Kenzu’l-Ummal, h. No: 4495). Bazı hadislerde Fırat ve Dicle suyunu içecekleri, Taberiye gölünü kurutacakları söz konusu edilmiştir.(bk. a.g.e, h. No: 38645). Bu hadis çok önemli. PKK’nın Fırat-Dicle havzasında konuşlanması, bu bölgenin kaynaklarını kullanmaları, tüketmeleri çok önemli. Ayrıca İsrail’de bulunun Taberiye gölüne atıfta, Yahudilerle ilişkili olduğu ve terör örgütlerinin sponsor edildiğinin açık göstergesi değil midir?
Yok edilmesi konusunda hadislerde şu mânâ hakimdir. İnsanların güç yettiremeyeceği, ancak tamamiyle yok olmaları için insanların dua edeceklerini ve hatta Hz. İsa (a.s.)’dan dua için yardım isteyecekleri; Allah’ın da bu duayı kabul edip Ye’cüc ve Me’cüc (terör örgütleri) kavminin boynuna kurtçuk musallat edeceği, boyunlarından kanı emdirip onları yok edeceği  bahsedilmektedir.
 
Görülüyor ki Deccaliyet, İslamdan uzak ve bozguncu bir kısım Tatar, Kırgız Türk kavimleri kullandığı gibi Moğol, Mançuri, Ermeni hatta Yahudi kavimlerini de kullanmış ve hâlâ da kullanmaktadır. Ancak en tehlikelisi ise bunların bir kısmının eğitilerek önemli mevkilere getirilmiş olması ile Musevi Hazar Türkleri ve benzeri kavimlerden oluşan Ergenekonvari kadroların tesis edilmesiydi. Mesela; bazı kurumların isimlerinin sonuna Moğolca “-tay” ekinin getirilmesi ne kadar anlamlı değil mi? Selam ve dua ile…

 
Hasan METE

Bu makale 1.152 defa gösterildi.


Yorumlar

kadir çelik
13.07.2011 11:38

HASAN BEY ÖNCE EMEĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ AMA YAZIDA SİZİN YORUMU HİÇ GÖREMEDİM HEP HADS VE AYETLERİ KOPYLAYIP YAPIŞTIRMISINIZ...
Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım