13 Mayıs 2011
HZ. NUH’UN GEMİSİNE YERLEŞTİRİLEN HAYVANLARIN GERÇEK BİLGİSİ
Hz. Nuh, Allah’ı ortak koşan kavmine bir uyarıcı ve öğüt verici olarak gönderilmiştir. Hz. Nuh, kavmine Allah’ın dinini uygulamaları hakkında devamlı öğütler vermiş ve onları O’nun azabına karşı defalarca uyarmıştır. Ancak Hz. Nuh’un kavmi, kendisini yalanlamış ve sapkınlıklarına devam etmiştir. Bununla birlikte Hz. Nuh’u suçlamışlar ve deli olarak nitelendirmişlerdir. Bunun üzerine Allah, Hz. Nuh aracılığı ile zulümlerine devam ederlerse suda boğularak azablandıracağını haber vermiştir.
“Andolsun, Biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik, o da içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulmetmekte devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.” (Ankebut Suresi, 14)
Bu bilgilerin doğruluğu günümüz araştırmaları doğrultusunda da ortaya çıkmış ve kanıtlanmıştır. Ancak Nuh kıssası birçok kültür ve kaynaklarca anlatılmasına rağmen, tahrif edilen kaynaklardan dolayı zamanla değişikliğe uğramıştır. Nuh kavminin helakı değişik kültür ve coğrafyalarca ibretlik olarak anlatılmış ve dilden dile yayılmıştır. Günümüzde Nuh kıssası ile yanlış bilinenlerden bir tanesi gemideki hayvanların çeşitliliğidir. Anlatılanlara ve dilden dile yayılanlara göre Hz. Nuh’un gemisinde, dünya üzerinde bulunan her türlü canlıdan ikişer tane olduğu bilinmektedir. Hıristiyan inanışının temelini oluşturan Kutsal Kitap’ın yorumcuları da Hz. Nuh’un gemisinde yeryüzündeki her türlü canlıdan olduğuna ve bu sayede de hayvan neslinin yok olmasının engellendiğine inanırlar. Peki, bütün hayvanlardan ikişer çift toplandı ve Hz. Nuh’un gemisine alındı mı?
Bunu savunanların büyük bir çıkmaza gireceği açıkça ortadadır. Çünkü yeryüzünde bulunan tüm hayvanların bu gemiye sığması imkansızdır. En önemlisi bu hayvanların içinde çok vahşi, yırtıcı ve zehirli hayvanların olacağı da göz ardı edilmemelidir. Ayrıca bu hayvanların bir arada nasıl olduğunun ve ne şekilde beslendiklerinin de cevaplanması güçtür. Asıl merak edilen soru, farklı coğrafyalara has hayvanların nasıl bir araya geldiği ve kendi yaşam ortamlarının dışında nasıl yaşayabildikleridir. İçinde her şeyin açıklamasını bulunduran Kuran’da ise böyle bir bilgi yer almaz. Kuran’a göre Nuh tufanı yerel bir olaydır. Yani belirli bir yeri hedef almıştır. Dolayısıyla gemideki hayvanlarda, yerel kesime ait hayvan türleri olmalıdır. Ayrıca sayıca az oldukları belirtilen müminlerin, helakın olduğu bölgedeki tüm hayvanları bir araya getirmesinin de zor olacağı açıktır. Bu hayvanlara dişi-erkek olarak böcek türlerini de katacak olursak yeryüzündeki tüm hayvanların ya da Nuh Tufanı’nın gerçekleştiği bölgedeki hayvanların tümünün gemide bulunduğunun imkansızlığı aşikar olarak ortaya çıkar.
“Sonunda emrimiz geldiğinde ve tandır feveran ettiği zaman, dedik ki: ‘Her birinden ikişer çift (hayvan) ile aleyhlerinde söz geçmiş olanlar dışında, aileni ve iman edenleri ona yükle.’ Zaten onunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti.” (Hud Suresi, 40)
Bu nedenle gemiye alınan hayvanların hem rahatça yakalanılabilen hem de zarar vermeyen hayvanlar (inek, koyun, tavuk, keçi gibi) olduğu düşünülebilir. Çünkü gemide olanların yeni hayat kurabilmesi için temel olan hayvanlar bu gibi hayvanlardır. Ayrıca hayvanları toplamadaki neden hayvanların neslini kurtarmak da olamaz. Çünkü gerçekleşen tufan bahsettiğim gibi yerel bir olaydır. Dolayısıyla hayvanların toplanma emri yine yeni kurulacak yaşam için olmalıdır.
Yapılan araştırmalarda, aynı döneme ait medeniyetlerin bulgularında Tufan’ı anlatan birçok belge bulunmuştur. Ancak değişik medeniyetlerce kayıtlara alınan olay zamanla tahrif edilmiştir. Günümüze kadar bu şekliyle ulaşmış ve efsaneleşmiştir. Nuh Tufanı hakkındaki doğru bilgileri ise ancak Kuran’dan edinebiliriz. Çünkü Kuran, Allah tarafından koruma altına alındığından hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelen tek kitaptır.
Merve Bulut
Bu makale
360
defa gösterildi.