15 Mart 2011
NEDEN KORKUYORUZ Kİ
Japonya’da yaşanan 8.9 şiddetindeki deprem: bizi bir kez daha derin düşüncelere sevketti. Türkiye’de böyle bir deprem olursa! (Allah korusun) İnsanlar ne yaparız acaba diye kara kara düşünüyor.Ülkede herkes birbirini az çok tanıyor. Herkes bir yerlerden bir şeyler tırtıklıyor.
Müteahhit düşünüyor çünkü ne yaptığını iyi biliyor. Öyle 8.9’luk deprem falan değil; 7.4 şiddetinde bir depremde ülke ne hale geldi gördük. Vatandaş düşünüyor. Çünkü belli dönemlerde attığı kaçak katlar böyle bir depremde başına bela olacak. (Eğer paçayı kurtarabilirse, sonra da bağıracak, nerde bu devlet. Sanki o kaçak katları atarken devlete sormuştu.) Herkes bir hesap yapıyor; herkesin bir hesabı var. Ama bir şey daha var. Hesapların üstünde bir hesap.
Öbür taraftan ölmekte zor mesele. Hele beton yığınları arasında can vermek. Ya da bir sahil kasabasında, deniz kenarında, zevkin doruğundayken öfkeli bir dalganın kurbanı olmak. Hele hele yapacağımız, yaşayacağımız onca şey varken; sonsuza kadar yaşayacakmışız gibi dünyaya bel bağlamışken ölmek. ... Zor olsa gerek.
Mütedeyyin ve muhafazakar insanlar için korku: herhalde biraz da ahiret için hazırlık yapılmadığı için olsa gerek. İnanmayan için ölüm daha da bir kötü. Çünkü ona göre her şey dünyada başlıyor ve dünyada bitiyor. Ne yaşarsak, nasıl yaşarsak kar diye düşünüyor. Kısaca bu deprem her kesimin ağzının tadını iyice bozdu.
Hani bir hikaye vardır. Oğlu, babasının başkalarına yaptığı iyilikler nedeni ile “baba sen cennetliksin”demiş. Babası da “yok oğlum yok iş senin bildiğin gibi değil” diye karşılık vermiş. Oğlu da “baba niye öyle söylüyorsun, ben seni insanlara hep iyilik yaparken görüyorum. Sen cennete gitmezsen kim gidecek” demiş. Babası da “oğlum ben ettiğimi biliyorum” demiş. Misal bu misal herkes panik içinde. Herhalde herkes ettiğini biliyor. Saygılarımla.
Yener Çaycı
Bu makale
933
defa gösterildi.