03 Mart 2011
BENİM ADAYIM
Milli Görüş Hareketi’nin lideri merhum Necmetttin Erbakan’ı milletçe son yolculuğuna uğurladık. Cenab-ı Hakk, mekanını cennet eylesin.
Hoca’nın vefatı Türkiye’de gündemi de değiştirdi.
Medya da, günlerce merhumla ilgili yayınlar yapıldı. Mücadelesi, insani ve islami kimliği defaatle vurgulandı. Türkiye’de ve islam aleminde gerçekleştirdiği devrim niteliğindeki çalışmaların haberleştirilmesi, hafızalarımızı bir kez daha yoklamamız gerektiğini hatırlattı bizlere.
Hoca, gerçekten büyük işler yaptı.
Siyaseten ve iktisaden gerçekleştirdikleri, düne, bugüne ve geleceğe ışık tutacak.
Yeniden Büyük Türkiye Sevdası vardı O’nun.
Bünyesinden fışkıran siyasi partiler, özellikle de iktidarda olan AK Parti’nin, son 8 yılda gerçekleştirdikleri yeniden büyük Türkiye’nin kurulması noktasında hepimize ümit verdi.
Türkiye, Haziran genel seçimlerine Hoca’sız girecek.
Saadet Partisi’nde muhtemelen oğlu Fatih Erbakan genel başkan olacak. Yada, askerlik sorununu çözene kadar yerine merhum Erbakan’ın kurmaylarından birisi geçici olarak genel başkan seçilecek.
Seçimler için, bu ay sonunda aday adaylık müracaatlar başlayacak.
Henüz ortalarda olmayan isimleri Nisan ayı ile birlikte görebileceğiz.
Milletvekili seçilme şartlarını yerine getiren her Türk vatandaşının gönlünden milletvekili olmak mutlaka geçer.
Saygın bir görev. TBMM’de halkı temsil etmek güzel bir şey.
Kimi parasına, kimi aklına, kimi arkasına, kimi eğitimine, kimisi teşkilata, kimisi de genel başkanına olan yakınlığına güvenerek bu göreve talip olur.
Gazetecilik hayatımda çok sayıda şeçime şahitlik ettim.
Şimdiye kadar gördüğüm tablo aday adayları açısından hep aynı oldu.
Milletvekili olayım da ne olursa olsun!
Milletvekili olmak için milletvekili olmak.
Etrafa, eşe dosta, konu komşuya ve yakın akrabaya hava atmak için milletvekili olmak.
Türkiye ne çektiyse bu tiplerden çekti.
Egolarını tatmin etmek için, desinler için milletvekili olan niteliksiz isimlerden çekti.
Gerçi, son bir iki seçimde bu olumsuzluklar giderilmeye çalışıldı ancak, istenen seviyede olmadı.
Siyasi partiler, bu seçimlerde bu isimlerden uzak durmalılar.
Şuurlu, ne yaptığını bilen, hakkı hukuku bilen, gerçekten kendisini hizmete adamış isimleri aday listelerine almalıdır.
İlahi rızayı gözeten, kul hakkından korkan, hata yapmaktan imtina eden, ülkeye millete hizmet etme aşkıyla yanan isimler tercih edilmeledir.
Cebinde parası olan, bu parayı da nerede kazandığı belli olmayan tiplere asla pirim verilmemelidir.
Büyük Türkiye ideali ancak, vatan millet aşkı ile yanan TBMM kadrosuyla gerçekleşir.
Benim adayım da bu bilinçte olanlardır.
Yaşar Şimşek
Bu makale
1.307
defa gösterildi.