26 Şubat 2011
TABLOLAR MUHTEŞEMDİ….
FERHAN YETİŞAL…
60 senelik dostum ve sevgili arkadaşım ayni zamanda adaşım Ethem Nejat YETİŞAL’ın kızı olan Ferhan Yetişal uzun yıllardan beri İngiltere’de yaşar. Babasının hayat hikayesini derlediğim günler içinde ara sıra bilgi sayarıma yolladığı görüşleriyle kendisiyle fikir alış verişlerinde bulunmuş fakat şahsen karşılaşma fırsatı bulamamıştım. Çocukluklarını hayal mayal hatırladığım bu güzel insanlardan hafızamda önemli çizgilerini gönderdikleri fotoğraflarda izleyerek tanıma imkanı bulduğumu söyleye bilirim.
İşte bu Londra’da yaşayan kızımız Ferhan Yerişal geçenlerde bilgi sayarıma bir dizi tablo halinde ki fotoğraflar göndererek her halde Londra veya oranın civarında yaşayan köylüleri bana yansıtma imkanı buldu. Bu bir birinden güzel köylü manzaralarının ülkemde olmasını bilseniz ne kadar çok isterdim. Tablolara her birinin birer muhteşem olduğunu ifade ederek sıralayan bayan Ferhan beni Türk köylüsünün yoksul çerçevesi içine taşıdı. Evet ülkemizde şimdi köylü mağdur ve unutulmuşlar arasında. Hele kış geldiğinde doğu Anadolu topraklarında doğuma giden annelerin karın geçit vermemesi sebebiyle çığ altında kalarak hayatlarının son bulması ve daha sonra tam altı ay kapalı yollarda bir dilim kuru ekmekle mücadele eden Türk köylüsü Büyük Atatürk’ün deyimiyle KÖYLü MİLLETİN EFENDİSİDİR, ifadesinin ne kadar değiştiğinin gerçek yüzü bu olsa gerek…
Evet, bizim köylü unutulmuşları oynamakta süt ve et ithal eden bir ülke konumunda olduğumuz için şiltini çubuğunu satarak büyük şehirlere göç eden köylü apartman kapıcılıkları yapmak suretiyle hayatlarını idame ettirmekte ve köylerinde artık o güzelim hayvancılık olayı da tarihe karışmaktadır.
Gönderdiğimiz o muhteşem tabloları tek tek incelediğimde o zarif köylü kadınlarının hayvanları başında meydana getirdikleri o güzelim görüntü beni adeta büyüledi.Ülkemde de ayni görüntülerin olmasını ne kadar çok isterdim. Sana dediğim gibi hala orta çağlardan kalan görüntü veren Türk köylüsü o gönderdiğiniz tablolar halinde olması için belki birkaç yüz yıl daha geçmesi lazım diye düşünmekteyim.
Ama yinede her şeye rağmen bizim köylümüz dimdik ayakta durmasını bilen bir köylüdür. Ve belki gönderdiğin tablolar içinde ki kadar muhteşem değilseler bile yinede ülkesini savaşta ve barışta seven bir köylümüz olduğu için mutlu sayıla biliriz.
Köylü mutlaka büyüktür ve muhteşemdir.Çünkü çorak arazinin işlenerek bir güzel tablo halinde yansıması köylünün o nasırlı elleriyle meydana gelir. Kadın erkek çoluk çocuk hep birlikte tarlada bahçede ve her yerde toprakla uğraşan bu insanların asaleti yücedir. Biz bunları ne kadar çok koruma altına alırsak ülkenin yükselmesini , ileri medeniyetler seviyesine gelmesini sağlamış oluruz.
İnaıyorum ki sizler iki kardeş orada zaman zaman bizim köylülerle oranın köylülerini mukayese imkanı buluyor ve belki de derin derin düşünüyorsunuzdur. Ama şuna inanmalısınız ki Türk köylüsü de dünyanın en fedakar en becerikli köylüsüdür. Çalışkan ve toprağı tırnaklarıyla kazan bu insanlarımız bizim efendilerimizdir. Dileriz ki bizden sonraki nesiller bu güzel insanları daha çok eğitsin ve ülkeye kazandırsın.
Hoşça kalınız ve fırsat buldukça o bulunduğunuz yöreden beni mektuplarını zla arayınız ki, bende LONDRA mektupları diyerek, sizleri yazı yazdığım gazetelere taşımış olayım. Her kese canı yürekten selamlar….
Nejat Taşkın
Bu makale
321
defa gösterildi.