22 Mayıs 2012, Salı
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
21 Şubat 2011

ALLAH’TAN SAKINIP KORKMAK

Merve Bulut



Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez” 
(Nisa Suresi, 36)

Mümin,  Allah’ın sevgisini kaybettirecek kötülüklerden Allah korkusu sayesinde sakınır. Allah korkusu olan insan, büyüklük taslayıp böbürlenmekten şiddetle kaçınır; bu şekilde Allah’ın sevgisini kazanacağını umduğu bir davranışta bulunmuş olur. İşte bu nedenle de, Allah korkusu ve Allah sevgisi birbirinden ayrılmaz. 

Allah, iman eden kullarına Kendisi’nden korkup sakınmalarına karşılık, Katından özel bir anlayış verir. İmanın kazandırdığı bu çok önemli anlayış, ‘akıl’dır; bu Allah’ın insanlar için belirlediği ve uyulduğunda en mükemmel sonuçlara götüren bir özelliktir. Allah, akıl ile ilgili bir ayette; “Ey iman edenler, Allah’tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük fazl sahibidir.” (Enfal Suresi, 29) buyurur. Akılsızlık, insanın dünya hayatını çeşitli zorluk ve sıkıntılarla yaşamasına neden olur. Ancak akıllı bir insan, karşılaştığı olaylarda pek çok insanın göremediği ayrıntıları görebilir ve en doğru sonuçları çıkarabilir. 

İman eden bir insan, Allah’ın rızasını, rahmetini ve sonsuz cennetini kaybetmekten korkar. Bu korku, onun kaybetmekten korktuğu şeylere karşı umitvar olmasını sağlayan Allah korkusudur. Allah korkusu dünyadaki korkulara benzemeyen, ‘içi titreyerek saygı duyma’ anlamına gelen bir korkudur. Bu korku dünyadaki imtihan ortamında inanan insanın en önemli desteğidir. Çünkü Allah korkusu insanın her an şuurlu, şeytana ve kendi nefsinin bencil istek ve tutkularına karşı dikkatli olmasını sağlar. Ayrıca bu korku, diğer korkulara benzemeyen, insana acizliğini ve kulluğunu hatırlatan bir korkudur. Dünyevi korkular insanı telaşa sürükler, şuursuzlaştırır, doğru karar almasını engeller. Oysa Allah korkusu,  katıksız olarak Allah’a yönelen insanlara ‘doğruyu yanlıştan ayıran bir anlayış’ verir.

İman eden, her konuda olduğu gibi, Allah’ın Kendisinden korkulması emrini de yerine getirmeye çalışır. Bazı kişiler ise, “ben Allah’ı severim, korkmam” derler. Her şeyi kusursuzca yaratan, her an kontrolünde tutan, doğruyu yanlıştan ayıran bir nur veren, bütün durumları kapsayan bir kitap bahşeden Yüce Rabb’imizi severken, O’ndan korkmamanın nedeni ne olabilir? 

“Allah, onlar için şiddetli bir azab hazırlamıştır; öyleyse ey iman eden temiz akıl sahipleri, Allah'tan korkun. Doğrusu Allah, size bir zikir (uyaran, hatırlatan ve öğüt veren Kur'an) indirmiştir.”
(Talak Suresi,10)

İman etmeyen insanlar, Allah’ı gereği gibi takdir edememeleri, yaptıkları hatalarının karşılığını o an görmemeleri, cehennemde bir süre kalıp sonra bağışlanacaklarını zannetmeleri, kendilerini cennete layık görmeleri, Allah sevgisinin yeterli olduğunu, azap göreceklerin yalnızca çok azgın kişiler olacağını ve “Allah nasılsa affeder” diye düşünmeleri nedeniyle Allah korkusunu içlerinde taşımazlar. Bu yanlış düşünceler ise onların şuursuz, gururlu ve kibirli, kendini yeterli gören bir ahlak yapısına sürükler. Allah korkuları olmadığı için, şeytan ve nefsinin bencil istek ve tutkularından sakınamazlar.

“İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer mü'minlerseniz, Ben'den korkun.”
(Al-i İmran Suresi, 175)

İman eden kişi vicdanına uyar; bu davranış Allah’a uymaktır. Sürekli vicdanının sesini dinlemek ve yaşamına uygulamak da cennet halkı olmanın işaretidir. Allah korkusunu içlerinde taşımayan insanların ise, dünyadaki korku ve endişeleri nedeniyle yaşamları tam bir karmaşadır. Onlarca farklı korkuları vardır. Bu kadar çok sayıda korkuyla yaşarlar ama sadece Allah’tan korkmazlar. Yaptıkları bir hata nedeniyle patronundan, annesinden, babasından korkan bu insanlar, kıyamet günü uğrayacakları o korkunç ‘sarsıntı’dan korkmazlar. Oysa Allah’ın gücü, makamı ve azabı karşısında duyacakları korku, Allah’ın dilemesiyle hem imanlarına, hem de dünya ve sonsuz ahiret mutluluğuna neden olabilecektir.

Allah, Kendisinden korkup sakınanlara işlerinde kolaylık vereceğini, çıkış yolu göstereceğini, kötülüklerini örtüp ecirlerini arttıracağını, rahmetinden iki kat vereceğini ve ibadetlerini kabul edeceğini bildirmiştir. Ve Allah Katında en üstün olan kişi, Allah’ın gücünü takdir eden, O’nun sınırlarını koruyan, salih amellerde bulunan ve samimi olan kuludur:

“...Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, takvaca (Allah korkusunda) en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır.” (Hucurat Suresi,13)

Merve Bulut

Bu makale 415 defa gösterildi.


Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım