10 Şubat 2011
ALLAH BOZGUN CULUĞU SEVMEZ
"... Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur... " (Maide Suresi, 32)
Kuran insan öldürmenin en büyük bozgunculuk olduğunu bildirir. Allah’ın dini suçsuz bir insanı öldürmeyi yasaklar ve tüm insanları öldürmekle bir tutar.
Bu durumda yapılan katliamların, intiharların, cinayetlerin ne denli büyük bir suç olduğu çok açıktır. Ayrıca bu bir zulümdür. Allah bir Kuran ayetinde terörizm gibi saldırıların ahiretteki karşılığını bildirir:
"Yol, ancak insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere 'tecavüz ve haksızlıkta bulunanların' aleyhinedir. İşte bunlara acıklı bir azab vardır." (Şura Suresi, 42)
Din ahlakını yaşayan bir insan; bütün insanlara karşı adaletle davranmakla, insanların huzur ve güvenlik içinde yaşamalarını sağlamakla, masum ve güçsüz insanları korumakla, yeryüzündeki bozgunculuğu önlemekle ve bozgunculuk yapan kişilere engel olmakla sorumludur. Allah güven, huzur ve barışı yok eden “…bozgunculuğu sevmez.” (Bakara Suresi, 205).
Masum ve güçsüz insanlara karşı terör eylemleri yapmak Kuran dışı davranışlardır. Masum insanları katletmek Allah korkusunun olmadığını gösterir. Çünkü Kuran ahlakı, terörizmle birlikte yaşanmaz. Allah’ın insanlara seçip beğendiği din ahlakı, terörün yok olmasında tek çözümdür.
Terör gibi tarihten bu yana şahit olduğumuz cinayetlerin, katliamların tümü insanlık suçudur. Terör genel manada askeri olmayan toplumlara karşı yapılan siyasi amaçlı güç kullanımıdır. Terörün hedefi olan bu topluluklar genellikle suçsuz sivillerdir. Dolayısıyla bu insanlara karşı şiddet uygulayan terör için hiç bir mazeret yoktur.
Kuran insanların, İslam ahlakının özü olan güvenlik, huzur, şefkat, merhamet gibi barış ve güvenliği oluşturacak davranışlara davet ettiğini haber verir:
"Ey iman edenler, hepiniz topluca "barış ve güvenliğe (Silm'e, İslam'a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır." (Bakara Suresi, 208)
Toplumların güvenliği ancak din ahlakının yaşanmasıyla sağlanabilir. Bunun içinde Kuran’ı doğru ve gerçek manasını anlamak gerekir. Kuran’ı gerçek anlamda yaşayan kişi, adaletli, güvenilir, sevgi ve saygı dolu, hoşgörülü bir kişilik kazanır. Kuran ahlakına ters tüm kötü ahlak özelliklerinden uzaktır ki iman eden samimi bir kul insanlara iyiliği emredip kötülüklerden sakındırır.
Kuran, tüm insanların ve yakınların hatta kendimizin aleyhinde bile olsa adaletli davranmayı emreder. Allah insanları Kuran’la birlikte aydınlığa çıkarır, karanlık zihniyetlerin çalışmalarını ise başarısız kılar.
“Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?” (Nisa suresi, 75)
Merve Bulut
Bu makale
348
defa gösterildi.