22 Mayıs 2012, Salı
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
04 Şubat 2011

MISIR VE KÜRESELLEŞEN DÜNYA

 Prof. Dr. İsmail Peker



Dünya insanlık tarihi boyunca sürekli değişmiştir ve değişmeye devam edecektir. Değişime ayak uydurabilen cinsler, sistemler gelişirken bu değişimin gerisinde kalanlar ya azalırlar ya da yok olurlar. Dünya değişik evrelerden geçti ve bu evrelerin gelmişlikte öne çıkan bölgeleri vardı. Tarihin en eski bilinen medeniyeti Mezopotamya ve Mısır Medeniyetidir (MÖ 3000-MÖ500).  Daha sonra bu gelişmişlik Anadolu ve Yunanistan’a kaymış (MÖ 2000-MS 500) ve daha sonra İslam Dünyası MS 700-1500, daha sonra kıta Avrupa’sı 1500-1900, Amerika 1800-2000, Japonya 1900-2000, Çin 2000 gibi. Görüldüğü gibi gelişmişlik bir bölgenin, ırkın ve dini inanışın tekelinde değildir. Zamanla değişir, hatta 7000 senede Dünyayı turlar gibi bir teori bile mevcuttur.  Dünya taş yapıdan endüstriyel devrime yani tren, gemi, araba, uçak devrine ve oradan da elektronik çağa girdi. Teknik gelişim üretim ve hizmet sektörünü öylesine değiştirmektedir ki, değişim üretim tarzından sosyal yaşama hayatın her alanına inanılmaz bir etki yapmaktadır. Bilgisayar ve ona bağlı internet teknolojisi Dünyayı tam bir rekabet ortamına çevirmiştir. Rekabet edemeyen insanlar, rekabet edemeyen ülkeler hızla geriye kalmakta ve yoksullaşmaktadırlar. Son günlerde gördüğümüz Tunus’ta başlayan halk hareketleri ve şu günlerde Mısırda devam etmektedir ve muhtemelen daha başka ülkelere de yayılacaktır. Daha önce Kafkas ve Orta Asya ülkelerinde görülen bu halk hareketi şimdi Kuzey Afrika ve Ortadoğuyu içine alacak şekilde yayılmaktadır. Problemin temelinde globalleşen Dünyaya ayak uyduramamak, yani rekabet edememek yatmaktadır. Bir bakışa Fransız ihtilal ini andırmaktadır, yıllarca baskı altında yaşayan kitleler her şeye başkaldırmaktadırlar. Bu yalnızca bir demokratik ve insan hakları başkaldırısı mıdır yoksa yoksulluğa ve işsizliğe başkaldırımıdır? Göstericilere bakılırsa insanlar işsizliğe başkaldırmaktadır. Dünya rekabetinde temel unsur insanların becerileri dir, becerinin temel dayanağı ise  yeteneklerin yanında gördükleri eğitimdir. Demek ki bu ülkelerde eğitime gerekli bütçe ayrılmamış var olan bütçe daha çok silah alımına gitmiştir. Nüfus hızla artmış buna karşılık eğitimli olmayan halk büyüyen Dünya ekonomisinden hakkına düşen pastayı alamamıştır. Oysa Kore, Çin ve Hindistan pastadan paylarını alabilmektedirler. Çin’de uzun yıllar büyümeyi %10-20, Hindistan ise %7-10 arasında tutturabilmişlerdir. Kore ise Avrupa ülkelerini yakalamış durumdadır. Mısır ve orta doğuda yapılması gereken köklü bir eğitim reformudur. Nüfus patlamasının aile planlanması ile düzenlenmesi gerekmektedir. Demokrasinin gelişmediği , insan haklarının tam uygulanmadığı yerlerde her zaman bu tür halk hareketleri beklenebilir. Serbest seçimlerle iktidarın değişebildiği yerlerde halk bu değişimi sandıkta yapmaktadır. Mısır’ daki halk ayaklanmasının Türkiye’ye etkisi ne olacaktır? Türkiyede oturmuş bir demokrasi vardır, her ne kadar seçilenlerin seçiminde halk çok etkin değilse de partilerin seçimlerinde  dürüst seçim konusunda tartışmasız herkes hemfikirdir. Dolaysıyla bu halk ayaklanmalarının Türkiye!de olmayacağını düşünüyorum. Çin bir yandan hızla kalkınırken diğer yandan hala yoksulluğu tam halledebilmiş değildir, rejim ise serbest seçim esasına dayanmamaktadır.

Bundan sonra sıra kimde, herkesin kafasını karıştıran sorudur. Eğer bu hareket Asyaya  yayılırsa etkisi çok büyük olacaktır. Dünya artık bir köy haline geldiğinden köyün her mahellesindeki bir olay diğer mahallelerde hızla yayılıyor.

Prof. Dr. İsmail Peker

Bu makale 378 defa gösterildi.


Yorumlar
Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım