30 Aralık 2010
UZATTIKÇA UZATTI!
Termo metrelerin artı 22 dereceyi gösterdiği pastırma sıcaklarını epeyce geride bıraktık. Yağışlar başladı, hava soğudu.
Nezle, soğuk algınlığı ve gribe dikkat!
Nezle ve grip olmamak için, toplu ve de kapalı yerlerde fazlaca bulunmamak ve bolca C vitamini tüketmek gerekiyor.
Soğuk algınlığının önüne geçebilmek içinde üşütmemek, ıslanmamak.
Doktorlar böyle söylüyor.
Söylüyorlar da; ne kadar dinleyebiliyoruz, yada uygulayabiliyoruz.
Kendi irademizle uygulayabilsekte, irademizin dışında geliştiği zaman çaresiz kalıyoruz.
Hele birde İlahi bir davet söz konusuysa, boynumuz kıldan ince oluyor.
Son bir ayda kıldığım Cuma namazları, iki kez yağışlı havaya denk geldi.
Bunlardan birisinde Esenyalı’da, bir diğerinde ise Hilmi Abbas Paşa Camii’ndeydim.
İlk sünnete başladığımızda hava kapalı olsa da yağış yoktu.
Müezzin iç ezanı okumaya durunca, rahmet üzerimize ince ince yağmaya başladı.
Hava soğuk, yağmur alabildiğine yağıyor.
Tabii ben ve benim gibi bir kaç yüz kişide dışarıda.
İmam Hutbe’ye başladı.
Hutbe'ye birlikte yağmurda.
Cemaatte oflar-poflar. Hutbe’nin bir an evvel bitmesini istiyorlar.
Bu arada kendisini içeriye atabilen atıyor.
İçerisi ise tıka basa dolu. Daha fazla müslüman girebilmek için yer bulamıyor.
Yağmur ısrarla yağıyor, Hoca’da Hutbe’ye devam ediyor.
Uzattıkça uzatıyor.
Şöyle bir etrafıma göz gezdirdim, cemaat neredeyse iç çamaşırlarına kadar ıslanmıştı.
Bu arada Hoca Hutbe’ye devam ediyor.
Cemaat Hutbe’yi bıraktı, ıslanmamanın derdine düştü.
Kimisi ayağa kalktı, kimisi bir saçak altına sığındı.
Ben ve benimle birlikte oturmayı tercih edenler ise, rahmetten en geniş şekilde nasiplendi.
İçlerinde o kadar çok söylenen ve de öfkelenen oldu ki, namazı nasıl kıldığımızı, hutbeyi nasıl dinlediğimizi bilemiyorum.
Bildiğim bir tek şey var.
O da imamlarımızın bu konularda daha hassas olmaları.
Müftülüğün de bu konularda önlem alması ve din görevlilerini uyarmas.
Her iki Cuma namazında da ıslanan insanların sayısı 500’den fazlaydı.
Uzun sürede, ıslanmış vaziyette beklediler, üstelik oturarak.
Eminim ki namazdan sonra bir çoğusu derhal evlerinin yolunu tuttu ve elbisesini değiştirdi.
Evi uzak olanlar ise, bir mağazadan yeni giysiler aldılar.
Vakit kaybı, işgücü kaybı oldu. Belkide Cuma Namazı’ndan soğuyan oldu.
Efendimiz ne güzel söylemiş,”Zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız.”diye.
Bu Hadis-i Şerif-i rehber edinirsek, dinimizi de onun gereklerini de daha fazla sevimli hale getirebileceğiz
Yaşar Şimşek
Bu makale
472
defa gösterildi.