25 Aralık 2010
YENİ BİR YIL, SENİ SELAMLI YORUM”…
Hoş geldin, yeni 2011 yılı. Hoş geldin ve
sefalar getirdin, bütün dünyaya ve ülkemize.
Bir koca yıl 12 ay ve 48 hafta ne çabukta geçti. Birazda çabuk geçti , diyişimiz heyecanlarımızdan olacak, halbuki pekte çabuk geçmedi, neler ve neler alıp götürdü . Bir şöyle düşüne bilsek, getirdiklerinden çok götürdüklerini görecek ve endişeler duyacağız. Amma endişelenmeye gerek yoktur, bu hep böyle olmuştur ve böyle devam edecektir.
Bütün bunlara rağmen 2011 yılının kutlu ve mutlu olmasını diliyor, bütün vatandaşlarımıza sağlık mutluluk ve işlerinde başarılar getirmesini temenni ediyoruz.
Elbette ülke olarak ve vatandaş olarak, bazı sıkıntılarımız olmuştur. Ama tüm bütün bunları eğer göğüsleme fırsatı buldu iseniz ve sağlığınız yerinde ise mutlaka ve mutlaka mutlu ve faydalı insanlar çizgisinde sayılırsınız.
Yıllar elbette geçer gider ve sizler birde bakarsınız ki yaşlanmış saç ve dişleriniz dökülmüş belki de beliniz bükülmüş ve yürümekte bile güçlük çekiyorsanız yinede yaşama
gü
cünüzü kaybetmeden bir şeyler üretmek ve yapmak mecburiyetindesiniz.
Bu satırların yazarı da kısmet olursa 2011 yılında seksen yaşına girecektir. Elbette seksen yaş , önemli bir merhaledir.Ama bu yaşa bu doruğa gelinceye kadar benimde çok sıkıntılarım oldu ise de sevgiyi ve sevmeyi ön plana aldığım için daima kendimi 20 yaşında delikanlı gibi hissettim. Çünkü hakikaten bundan 60 yıl ön
ce doğduğum kent olan Kilis Cumhuriyet caddesinde yürürken bir bakan bir daha bakardı ve bu delikanlı kim derlerdi. Kabarık saclarım uygun adımlarla yürürken kendimden emin duygularımla kız Meslek lisesinin önünden geçerken bilerinin beni işaret edişlerini hala hatırlıyor ve acaba diyorum şimdilerde o caddelerden geçsem ne olur ,diye düşünüyorum.Zira bu sacları ve dişleri dökük amca şimdi diyecekler ve karşıdan karşıya geçmek isteyen biri zannedip koluma girmeye çalışacaklar.
Onun için siz siz olunuz asla ve asla endişelenmeyiniz. Yaşlılığında bir serveti ve hikmeti, bir güzelliği vardır. Yeter ki gençliğinizi bol keseden kullanmayınız.Yarınları düşününüz.Veyetiştireçeğiniz evlatların ülkeye ve Cumhuriyete bağlılığını sağlayınız.İşte ben diyorum ve iki kız bir erkek çocuğa dörtte toruna sahip bir dede olarak ilan ediyorum ve sizlere sesleniyorum.
PAROLANIZ SEVGİ..
İşareti Seviniz olsun…
Her şeyi seviniz, insanları seviniz , işinizi ve eşinizi seviniz ülkenizi ve Cumhuriyeti seviniz ve elinizden geldiğince çevrenize yardım elinizi uzatınız. Bu görüş ve düşünce içinde olduğunuzda gelen her yeni yıl size müjdelerle gelecek ve sizler bu müjdenin heyecanı ile kendinizi daha sağlam ve daha dinç bulacaksınız.
Evet dört torun, üç çocuk babası bu çocukların dedesi ben işte sizlere bu mesajla geliyor ve sizleri 2011 yılının güzelliği içinde selamlıyorum.
2011 yılı sabahı uyandığınızda geride kalan bir yılı değil de bu yeni bir yılda neler yapacaklarınızı hesap kitap ediniz ,geçmiş yılda ki noksanlıkları tamamlayarak yeni bir yılda başarıya nasıl daha cabuk giderim diyerek, fikir üretiniz. Ama sayın ola ki ben yaşlandım hissine kapılarak öğle yaşlı hesapları içinde kendinizi hesap kitap yaparak ben artık ihtiyarladım düşüncesine kapılmayınız.Yukarıda işaretini verdiğim gibi seviniz seviliniz ve bu sevgiyi bütün topluma taşıyarak ülkenin bö
lünmez bütünlüğüne sahip çıkarak kardeş kavgaları içinde bu güzel Cumhuriyeti ve ülkeyi asla ve asla başka kişilerin inhisarına bırakmayınız.
Mevlana düşüncesi içinde NE OLURSAN OL;YİNE GEL DİYEREK 2011 yılının heyecanı ile hepinizi kucaklıyor ve selamlıyorum.
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN!...
Nejat Taşkın
Bu makale
348
defa gösterildi.