13 Nisan 2009
GELİNİZ BUGÜN FIKRAYLA BAŞLAYALIM!...
Fıkralar günlük hayatımızın bir parçasıdır.Bazen,başımız sıkıştığında hemen bir fıkrayla işe başlarız.Bende zaman dilimi içinde yapılan toplantıların sonunda hep sözümü fıkra ile bağlamak isterim.İşte geçenlerde anlattığım fıkralardan biriyle bu günkü yazılarıma başlayabilirim.
Bu fıkra sayın Mehmet Zelzele ile ilgili .O bu günlerin turizmin içinde mücadele verme savaşında nedeni Laleli’ de yıldızlı ve yıldızsız oteller mücadelesi.Halbuki onun bütün endişeleri otellerin tümünün bir çatı altında toplanmasıdır.Doğrusuda budur. Çünkü artık medeni ölçüler içinde turizm sektörü her zaman kendisini yenilemek mecburiyetinde. Ama ne yazık ki, Laleli ve Eminönü semtlerinde aşağı yukarı 500 otel var, bu otellerde müşteri kapmak için öğle indirimler var ki, insan şaşırdığı gibi sayın Zelzele’de şaşırıyor. Artık buralarda otel filan açılmasına meydan verilmemeli ve mevcutlarda yenilenmelidir.
Ne ise, biz fıkramıza atlayalım:
Sayın Zelzele bir gün otele gelirken yolunun üstünde bir dilenciye rastlar.Ayağı ve kolu sakat olan bu dilenciye birkaç kuruş vermek ister ve cebinde ki bozuk paraları dilenciye verirken , bir taraftan da söylenir:Evladım dua et,gözlerin görüyor sakatlığın ayağın ve kollarında ,birde gözün görmeseydi ne yapardın.
Dilenci parayı alır cebine yerleştirirken,amca bey der,sen ne diyorsun geçenlerde gözüm kör numarasıyla burada işe başladım,gelen giden hep geçmez paralarla beni mükafatlandırmak istedi.Artık uyandım,gözü kör numarası yapmayacağım.Bu iş daha karlı.
Zelzele söylenerek uzaklaşır ve sabah sabah verdiği paralar bozukta olsa, Bağ-Kur maaşından arta kalan olduğu için hayıflanır…
Diğer bir fıkra:
Adam eve sarhoş gelir,kapıyı açar ve tuvalete yönelir.Tuvaletin kapısını açar açmaz kendiliğinden yanan ışıkla çok keyiflenir.Görevini tamamlar, hanımına teşekkür için onun odasına geçer,hanıma seslenir,.Hanım hanım der,Allah senden razı olsun en nihayet söylediğim bir sözü yerine getirmişsin.Tuvalete kendiliğinden yanan, kapısı açılır açılmaz ışık sistemi koymuşsun.Hanım uykulu gözlerle birden yataktan fırlar ve:
Gözün kör olsun herif der, yinemi buzdolabına çişini yaptın…
Bunlar günlük fıkralar. Karınca hac yolculuğuna niyetlenmiş ve başlamış haç yolunda ilerlemeye onu görenler şaşırmışlar ve ona seslenmişler. "Nereye böyle?"
"Hac' a gidiyorum" demiş,
" Bu gidişle yolculuğun kaç yıl sürer ömrün vefa eder mi?"
" Orasını bilmem der karınca, oraya ulaşamazsam da o yollarda ölüp kalsam bile niyetim hac olduğuna göre yine kazançlı ben sayılırım."
Bu demektir ki, güzel niyetlere olumsuzluk bile olsa siz niyet ediniz gerisini Allah'a bırakınız.İşte bizde bir yolculuktayız bu yolculuğumuzun hikayesini bir başka yazımda sunmak istiyorum, hedefe ulaşamasakta niyetimiz kesin olduğuna göre bu işi başaracağız ümidini taşımaktayım.
Sizlerde hedeflediğiniz ve düşündüğünüz işleri mutlaka gündemde tutunuz ve hiçbir zaman yılmayınız.Serin kanlı, titiz ve dürüst davranarak gereğini yapmaya ve netice almaya bakınız.Sözümüz meclisten dışarıda olsa fark etmez ve güzel niyetler hep sahibini bulur, bulduğu gibi de netice alınır….
Nejat Taşkın
Bu makale
341
defa gösterildi.