03 Aralık 2010
BÖYLE EĞİTİMCİLERE ŞAPKA ÇIKARIYORUM!
Geçtiğimiz aylarda eğitimde belki de cumhuriyet tarihinin en büyük rotasyonu gerçekleştirildi. Aynı okulda 5 yılını dolduran müdürler ve onların yardımcıları başka eğitim kurumlarına atandılar.
İlçemiz Pendik’te de bu atama gerçekleştirildi.
50’ye yakın idareci ilçedeki yeni okullarında görev yapmaya başladılar.
Bu eğtimcilerimizin yeni okullarında göreve başlamalarının üzerinden 2,5 ay geçti.
Bu süre zarfında çok önemli işlerin yapıldığına şahit oldum.
Eğitim kurumlarının yıllanmış iderecilerinin yerlerine atananların önemli bir kısmı büyük bir aşk ve şevk ile mesai yapıyorlar.
Eksikleri giderip, canla başla çaba gösteriyorlar.
Eski müdürlerinin zamanında dökülen bazı okullar, gerçek kimliğine bürünmüş, tam bir eğitim yuvası olmuş durumda.
Yeni müdürler, oldukça da girişimci.
Herşeyi devletten beklemiyorlar.
Bölgelerindeki işadamlarını devreye sokarak okullarını yeniliyorlar, ihya ediyorlar.
Yeni sınıflar, labaratuvarlar, akıllı tahtalar ve modern kantinler.
Çabalar, yalnızca fiziki mekanların, teknolojinin kazandırılmasıyla sınırlı kalmıyor. Eğitim kalitesinin yükseltilmesi yönünde de adeta seferberlik ilan edilmiş. Rekabetçi bir yapı ortaya çıkmış durumda.
Bu da eğitim kaliteisinin yükselmesini sağlamış.
Öğrencilere kitap okuma alışkanlığı kazandırılmış.
Büyük başarılar hedeflenir olmuş.
Bazı müdürler bunlarla da yeterli kalmayıp, kılık kışyafete de el atmış.
Bir lisemizde kızların giyimi yıllarca Pendiklilerin dedikodu konusu oldu.
Bu liseye mini etekle giden kızlarımızın durumu ve buna göz yumanlar defaatle her ortamda konuşuldu.
Etek boylarının iyice kısalması ve kimsenin de buna ses çıkarmayışı, bu gözde lisemizi boy hedefi haline getirdi.
Böyle bir ortamda öğrencilerin kendilerini derslere ne kadar verebileceğini tahmin etmek zor değil.
Müstehcenlik başını almış giderken, yeni müdür bu gidişe dur dedi.
Şimdi bu okuldaki kız öğrencilerimiz pantolon giymeye başlamışlar.
Bu idarecimizi yürekten kutluyorum.
Ben dedikodulara itibar etmem, gördüklerimi, bildiklerimi kaleme alırım.
İyi niyetli, işinde başarılı her idarecinin en büyük destekçisi olmaktan asla çekinmem.
Kötü niyetli ve başarısız olanlarında karşısında durmaktan çekinmem.
Gazeteci ve yazar olarak bizim de topluma karşı sorumluluklarımız var.
Eliştirmek gibi, yapıcı olmak gibi, eksikliklerin giderilmesini sağlamak gibi ve de uyarmak gibi bir misyonumuz var.
Eğitim, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğidir.
Kimse eğitim gibi hassas bir konuda boşvermişlik yapamaz.
Yapmamalıdır.
Yaşar Şimşek
Bu makale
592
defa gösterildi.