09 Nisan 2009
O B A M A TÜRKİYE’DE….
Dünyanın en büyük sayılı ülkelerinden biri. Elbette O; bizim ülkemize geliyorsa bazı önemli gelişmelere ön ayak olacaktır, demektir. Ama ne olursa olsun, misafirperveliğimizi çok üst düzeyde göstermemiz gerekir. Nitekim de öyle yapıyoruz. Ankara ve İstanbul caddeleri sokaklarına varıncaya kadar belki böylesine bir temizlik ilk defa görüyor. Daha İstanbul’a ayak basmasına on saat gibi bir zaman olmasına rağmen ,her taraf kilitlendi.Zaten trafik son on gündür ala bildiğine haşmetli ve şatafatlı günlerini yaşıyor. Kendi kendime acaba diyorum, bizim Cumhurlarda oralara gittiğinde bu tür sıkı ve hem de çok sıkı önlemler alınıyor mu? Hiç zannetmiyorum, önde bir maskot arabası ve arkada bir Türk Bayraklı siyah limuzin ve ver elini Beyaz Saray…
Elbette bazı önlemler alınırda ,bu önlemlerin böylesine on gün önceden alınması provolar yapılması doğrusu emniyet güçlerini isyan ettirinceye kadar varan bir sıkı kontrol sistemi bizim ülkemize has bir kontrol olsa gerek.
Ne ise,sayın USA 'nın Başkanı OBAMA ülkemize hoş geldi sefa geldi. Çantasında neler var bilemiyoruz. Ama şu muhakkak ki, büyük Devletler küçük Devletlere hep yukarıdan bakarlar ve bakışlarında biraz küçümseme vardır. İsmet Paşa merhumun bir güzel sözü varmış onu dün duydum ,böyle büyük ülkelerle sabahlamak çok zordur ve dikkat ediniz hep atta kalırsınız. Onun için kim olursa olsun babasının hayrına bizi ziyaret etmiyor. Şimdi Irak’tan dönüş yolculuğu başlayacak. O yolculuğun en kestirme adresi Türkiye. Bir kere gündemde bu var. Daha sonra PKK ve çok daha önemli mesajlar Kıbrıs için verilecek. Belki de bizim bilmediğimiz dosyasında daha ne istekler var. Babasının hayrına İlk resmi ziyaretini ülkemize seçmedi. Elbette ülkemiz çok hassas bir bölgede olduğu için bütün dünyanın gözü bu dört mevsimi yaşayan bizim ülkemizde.İnşallah bu ziyaret hayırlara vesile olurda bizim için bu günlerde en önemli sorun olan ekonomik kriz biraz yavaşlar ve teğet geçtiğine o zaman karar veririz.
Başkan OBAMA’ yı izliyorum. Mutlaka televizyon kanallarından sizlerde izliyorsunuzdur. Şimdi bu satırları yazdığım sıralarda onun ANITKABİR ziyaretini veriyor ekranlar. Ve biraz sonra mozeleye çelenk koyacak ve daha sonrada anılarını deftere yazmak için ilerleyecek. Evet şimdi anılarını yazıyor ve birileri de daha sonra okumaya başlıyor: Büyük lider diyor. Böyle bir lidere sahip olan ülkenin elbette şansı ve gelişmesi mutlaka büyüktür ve güzeldir; anlamında temennilerde bulunuyor.Bu Amerikalı bir lider.Acaba bizler bu günlerde ülkemizde o büyük lidere karşı nasıl ve ne yapıyor.Ders kitaplarından çıkarıyor ve onun ismini anmamak için gayret gösteren bir toplum olmaya bazen çalıştığımız içinde bir türlü anlayamıyorum.
Evet,USA 'nın Başkanı geldi ve yollar kesildi. Ben şimdi Pendik’ten yola çıkmaya hazırlanıyorum ve düşünüyorum,Topkapı istikametine saat kaçta varırım.Acaba başka tedbirler alınamaz mıydı diye de kendi kendime söylenirken adam sende deyip eve geri dönüyor ve günlük gazetelerde ve ekranlarda kendime bir yol haritası çiziyorum.
Taşrada ki hemşerilerim bu günlerde İstanbul’da olmadığınız için mutlu sayılırsınız. Zaten hallaç pamuğu gibi olan İstanbul trafiği bu günlerde tamamen arap sacına döndü. Eh,elbette kolay değil lider geliyor ve lidere hakkını vermek gerek. Hakkını vermeye verelimde birde çantasında bulunan dosyalarda ki konuları bir bilebilsek, ona göre onu karşılar ve ağırlarız. Ağırlamaya gerekte yok zaten. Çünkü Başkanın suyu bile Amerika’dan geldiğine göre ,gerisini siz düşünün.Halbuki bir bardak suyun ve bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.Bir bunu aşılamış olsak yeter .Onlar o zaman suyumuzun da nefis misafirliğimizin de çok daha enfes olduğunu görür ve yüce kararlarını ona göre verirler!
EVET ÜLKEMİZE HOŞ GELDİNİZ SAYIN BAŞKAN!
Nejat Taşkın
Bu makale
298
defa gösterildi.