22 Mayıs 2012, Salı
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
19 Ekim 2010

CHP DUYURU’YU NEDEN DAVET ETMİYOR?

Yaşar Şimşek


Pendik’te yaklaşık 20 yıllık gazetecilik geçmişim var. Duyuru Gazetesi’nde ise 16 yılımı doldurmak üzereyim.
Gazeteciliği çok sevdiğim ve kutsal bir meslek olduğu için tercih ettim.
Güzel bir meslek gazetecilik.
İnsanlara faydalı olmak, toplumsal sorunları gündeme getirerek çözümlerine katkı sağlamak büyük bir haz veriyor bana.
Hele de güvenilir olmak.
İşte bu nokta, herşeyden önemli.
Gerek Duyuru Gazetesi’nin kurumsal yapısı, gerekse de şahsım güvenirlilik noktasında tüm kamuoyunun takdirini kazanmıştır.
Hangi görüşten olursa olsun, böylesine takdir içeren sözler defalarca şahsıma ve gazetemize iletilmiştir.
Ana muhalefet partisinin önemli isimleri bile, “Sizi sevmiyoruz ama, dürüstsünüz arkadaş.” Deme erdemliliğini çok defa göstermiştir.
Bu noktaya gelmemiz, kendiliğinden veya  tesadüflerle olmamıştır elbette.
Duyuru gazetesi, basın meslek ilkelerine sözde değil özde bağlılık göstermiştir.
Gazeteciliği kişiselleştirmemiş, yalan ve iftira içerikli haberler yapmamıştır.
Gazetesini bir silah olarak hiç bir şekilde kullanmamıştır.
Özel hayatla ilgili haberlere sütunlarında yer vermeyi ahlaki bulmamıştır.
Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür.
Gazetemizin arşivi her dileyene açıktır.
Yayına başladığımız günden bu güne kadar olan arşivimiz her görüşten herkese açıktır.
Ancak tüm bu yapıcılığımıza rağmen ana muhalefet partisi CHP’nin Pendik ilçe örgütü bizleri basın toplantılarına davet etmemektedir. Adeta DUYURU GAZETESİ’ne akredite uygulamaktadır.
CHP’nin eski milletvekili Ali Kemal Kumkumoğlu’da basınla düzenlediği kahvaltılı toplantılara DUYURU GAZETESİ’ni çağırmamıştır.
Daha da üzücü olan, 2009 yerel seçimleri öncesinde CHP adayınında içerisinde bulunduğu bazı kişi ve bazı siyasi partiler, gazetemiz aleyhine deklarasyon yayınlamışlardır. Hazırladıkları bildiriyi elden ele dolaştırarak imzalatmışlar ve kamuoyunu yanlış bir şekilde yönlendirmişlerdir.
Kabul edilemez olan bu davranışlar ve basının haber alma özgürlüğünü kısıtlayan bu uygulamalar karşısında hiç bir gazeteci arkadaşımız, “Neden burada DUYURU GAZETESİ yok.” Dememiştir.
DUYURU Gazetesi ile ilgili daha da ileriye gidilerek, “DUYURU GAZETESİ’ne reklam vermeyin” baskısı yapılmıştır.
2009 yılına kadar reklam aldığımız bir çok kurum ve kişiden bu girişimler sayesinde reklamlarımız kesilmiş, bu arkadaşların baskıları sonuç vermiştir.
Bir defasında da almış olduğumuz reklamlar yine bu baskılar sonucu iptal ettirilmiştir.
Arif Dağlar Belediye Başkanı iken, Kartal Belediyesi’nin tüm basın toplantılarına davet edilen gazetemiz, Altınok Öz’ün başkanlığında hiç bir programa davet edilmemiştir.
Gazetemizle ilgili psikolojik savaş ve ekonomik ambargo yıllardır her ortamda artarak devam ettirilmektedir.
Bu baskılara rağmen, biz yine dürüst bir şekilde çizgimizi muhafaza ederek yayın hayatımıza devam ediyoruz.
Bunları neden mi yazdım?
Bir gazeteci dostumuz, geçtiğimiz hafta Pendik Belediye Başkanı Dr. Salih Kenan Şahin’in basın toplantısına davet edilmeyişini konu edinmiş. Yazısında Duyuru ve Sondakika Gazeteleri’ni başkanın avukatı olarak göstermiş.
Bu gazeteci kardeşimiz, CHP’nin basın toplantısında, “DUYURU Gazetesi neden yok.” diye sordu mu?
Çok merak ediyorum.

Eğer sorduysa, meslektaşının hakkını aradıysa teşekkür ediyorum.

Yok, sormayıp ilgisiz kaldıysa; adama bu ne yaman çelişki derler?

Başkasına yapılınca iyi, ama sana yapılırsa, kıyameti koparıyorsun.

Böyle devam edersen inandırıcılıktan hep uzak olur ve yalnızlaşırsın.

Benden sana dost hatırlatması.

 

Yaşar Şimşek

Bu makale 1.099 defa gösterildi.


Yorumlar

SBsKdZCsxGTMgXq
29.12.2011 23:49

xgdw2b http://www.2KFk8UxzgR3t2CjpiGYlWRZr9NzJwIs8.com

mevlüt özdemir
28.10.2010 09:43

yaşar bey düzelecek bu işler.canını sıkma sizi bir yerlerin gazetesi gibi olmaktan bizleride sizi akredite olmaktan cıkaracaz inşALLAH.yeni medeniyet böyle kurulacak.görüşelim beklerim.saygılarımla

YAŞAR ŞİMŞEK
25.10.2010 18:05

Ana muhalefet Partisi CHP'nin Pendik İlçe Örgütü'nün DUYURU GAZETESİ'ne uyguladığı akredite ile ilgili bir yazı kaleme aldım. Bu yazıyı kaleme almamın gerekçesirefikimiz olan bir gazetenin yazarının köşesinde "Duyuru Gazetesi ve Sondakika Gazetesi'ni" başkanın avukatı olarak göstermesiydi. Polemik degildi amacım. Cevap hakkı doğmuştu. CHP'nin Duyuru Gazetesi'ni davet etmediğine dair en az 10 tane örnek gösterebilirim ve ispat edebilirim. Olmayan bir şeyi asla yazmayacağımı beni tanıyanlar çok iyi bilirler. Yazıyı yazmasına yazdık da. Gelişmeler oldukça ilginç. Ben cevabı CHP'den bekliyordum. Sayın Tarık Balyalı doğrusu seviyeli bir yorumda bulunmuş. Kendisini yazının muhattabı zanneden yazar dostumda yorumda bulunmuş. Halbuki ben isim vermeden yazıyı kaleme almış idim. Buna da eyvallah. İlginç olan; Kendisini CHP'nin vekili yerine koyan dostumuzun yorumu. Tam "Aydın" havası çalmış. Kendisini CHP'nin yerine koyarak, detaylı bir araştırma yapmış. Araştırmacı gazetecilikten en güzel örnekleri vermiş. Bizi yalancı yerine koymuş. Sanki kafamdan ve de olmayan bir şeyi yazmışım gibi davranmış. CHP'nin yerinde olsam, bu davranışı ve fedakarlığı mutlaka değerlendirmeye alırım. Eski siyasetçi de olan sayın yazarı gözardı etmem. Zaten o da kendisini bir yerlere ispatlama çabasında. En azından emekleri boşa gitmemeli sayın yazarın. Ben öyle düşünüyorum.

AHMET TULUMEN
25.10.2010 09:49

İlave etmek istediğim diğer bir husus ise hangi köşenin kime ait olduğu ile ilgili. Efendim daha açık bir izah ile arşiv kapısının anahtarı ile dış kapının anahtarları karışmış galiba. Yazıya göre cevap hakkına aydından derkenar havalesi ulaşmış.

AHMET TULUMEN
25.10.2010 08:39

AKREDİTASYON: Akreditasyon kısaca; bir ürünün yada hizmetin, piyasanın talep ettiği şartlara, standartlara, yönetmeliklere uygunluğunu göstermek üzere o ürün veya hizmet için yapılan deney, analiz, muayene ve belgelendirme işlemlerini yapan kuruluşların (Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları) resmi bir otorite tarafından uluslararası kriterlere göre denetlenerek teknik ve idari yeterliliklerinin onaylanması ve belli aralıklarla denetlenmesi işlemidir.http://www.standartkalite.com/iso17025_akreditasyonu.htm Akredite bu yazıda ne amaçla kullanıldığı açık. Ama kelime manasına uyuyor mu? Sayın Şimşek: yazınızın çok ses getirdiği açık. Ancak aydın yazarlarımızın konu hakkında görüşlerini okuduğumda gerçekten reel yaklaşımlar hissettim. Farklı düşünceden, farklı siyasi oluşumların sayfaları bu konuda söylem birliği yaptığını farkediyorum. Bu gerçek mi yoksa Duyuru Gazetesinin sayesinde haberdar olduklarım mı yalan.

Tarık Balyalı
21.10.2010 12:25

Değerli Yazar, Yazınızı dikkatle okuduğumu söylemek istiyorum. Sanıyorumki AKREDİTASYON tartışması Pendik'te bizim dışımızda yaşanan sebeplerden dolayı yaşanıyor. Öyleki eğer Pendik Belediye Başkanı S.Kenan Şahin'in basın toplantılarında yaşananlar ve pendik'li bazı yerel gazetelerin bu toplantılara davet edilmemesi olayı yaşanmasaydı herhalde CHP bu yazınızın konusunu oluşturmayacaktı. Yazınızın içerisinde belirttiğiniz ancak bizlerin nasıl yaşandığını bilmediğimiz ve üzerinden hayli zaman geçmiş olan bu olaylarla, bugün CHP'sini yöneten ve Pendik'i yerelde yönetme iddiası olan kadroların hiç bir ilgisi bulunmamaktadır. Biz Pendik'te bütün yerel gazetelere aynı mesafede durmaya çalışan bir siyasi partiyiz. Kişilerin yapmış olduğu yanlışlıklar sizde bilirsinizki kesinlikle kurumları bağlamamaktadır.Yinede bu şekilde yapılmış olan kişisel yanlışlıklar var ise bunları elbette bilmek ve düzeltmek isteriz. Biz yapmış olduğumuz basın toplantılarına Duyuru gazetesinin katılmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Doğrusu katılmadığı toplantılarda da neden katılmadığını merak ediyoruz. Mesela geçen yıl nisan ayında yapmış olduğumuz basın toplantınıza gazetenizden katılım olmayınca ciddi olarak üzülmüştük.Bu konuda araştırma yaptığımızda çok muhtemel bizim ilçemizde çalışan arkadaşın kesinlikle kötü niyetli olmayan ihmalinin olduğunu gördük(kendisi tersini iddia ediyor.Gazetenize bildirdiğini ancak sizden katılım olmadığını söylüyor). Bu süreçten sonra tarafımızca gerekli uyarılar kendisine yapılmıştır. Sizinde bildiğiniz gibi o toplantıdan sonra Duyuru gazetesinin katılmadığı hiçbir basın toplantısıda partimizce yapılmamıştır. Hatta referandum sürecinde Pesiad'ın astığı afişler sonrasında yaptığımız basın toplantısındaki söylemlerimizle ilgili köşenizde bir eleştiri yazısı dahi yayınladığınızı hatırlıyoruz. Değerli Yazar arkadaşım son olarak şunu bilinizki Pendik'te son zamanlarda bu konuyla ilgili yaşananların tarafı biz değiliz. Bizim Duyuru Gazetesi veya başka bir gazeteye AKREDİTASYON UYGULAMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR olamazada. Ayrıca Pendik'te en çok basılan ve en iyi dağılan gazetelerden biri olan gazetenizde haberlerimizin yer almasından da ayrıca mululuk duyarız.Saygılarımla S.Tarık BALYALI Pendik Belediye Meclis Üyesi CHP Gurup Başkan Vekili

Tarık Balyalı
21.10.2010 12:24

Değerli Yazar, Yazınızı dikkatle okuduğumu söylemek istiyorum. Sanıyorumki AKREDİTASYON tartışması Pendik'te bizim dışımızda yaşanan sebeplerden dolayı yaşanıyor. Öyleki eğer Pendik Belediye Başkanı S.Kenan Şahin'in basın toplantılarında yaşananlar ve pendik'li bazı yerel gazetelerin bu toplantılara davet edilmemesi olayı yaşanmasaydı herhalde CHP bu yazınızın konusunu oluşturmayacaktı. Yazınızın içerisinde belirttiğiniz ancak bizlerin nasıl yaşandığını bilmediğimiz ve üzerinden hayli zaman geçmiş olan bu olaylarla, bugün CHP'sini yöneten ve Pendik'i yerelde yönetme iddiası olan kadroların hiç bir ilgisi bulunmamaktadır. Biz Pendik'te bütün yerel gazetelere aynı mesafede durmaya çalışan bir siyasi partiyiz. Kişilerin yapmış olduğu yanlışlıklar sizde bilirsinizki kesinlikle kurumları bağlamamaktadır.Yinede bu şekilde yapılmış olan kişisel yanlışlıklar var ise bunları elbette bilmek ve düzeltmek isteriz. Biz yapmış olduğumuz basın toplantılarına Duyuru gazetesinin katılmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Doğrusu katılmadığı toplantılarda da neden katılmadığını merak ediyoruz. Mesela geçen yıl nisan ayında yapmış olduğumuz basın toplantınıza gazetenizden katılım olmayınca ciddi olarak üzülmüştük.Bu konuda araştırma yaptığımızda çok muhtemel bizim ilçemizde çalışan arkadaşın kesinlikle kötü niyetli olmayan ihmalinin olduğunu gördük(kendisi tersini iddia ediyor.Gazetenize bildirdiğini ancak sizden katılım olmadığını söylüyor). Bu süreçten sonra tarafımızca gerekli uyarılar kendisine yapılmıştır. Sizinde bildiğiniz gibi o toplantıdan sonra Duyuru gazetesinin katılmadığı hiçbir basın toplantısıda partimizce yapılmamıştır. Hatta referandum sürecinde Pesiad'ın astığı afişler sonrasında yaptığımız basın toplantısındaki söylemlerimizle ilgili köşenizde bir eleştiri yazısı dahi yayınladığınızı hatırlıyoruz. Değerli Yazar arkadaşım son olarak şunu bilinizki Pendik'te son zamanlarda bu konuyla ilgili yaşananların tarafı biz değiliz. Bizim Duyuru Gazetesi veya başka bir gazeteye AKREDİTASYON UYGULAMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR olamazada. Ayrıca Pendik'te en çok basılan ve en iyi dağılan gazetelerden biri olan gazetenizde haberlerimizin yer almasından da ayrıca mululuk duyarız.Saygılarımla S.Tarık BALYALI

BÜLENT AYDIN
20.10.2010 16:36

Sevgili şimşek, yine "şimşek gibi çakmışsınız". Bu CHP nin "akretide" olayını araştırdım.Kaynağına sordum.Cevapları sizi teyit etmiyor.Üstelik sizin yazdığınızın aksine; toplantılarına katılmanızı onlarda ÖZELLİKLE istiyor.Sadece "bir kez" sekreteryadan kaynaklanan sehven unutma olayı olabilir diyorlar.ANCAK; SADECE BİR KEZ! Aynı olayı yazınız da ima ettiğinizi düşündüğüm sn. Metin Yazıcıya da sordum.Şöyle cevap verdi." Duyuru gazetesi toplantıya kendilerinin davet edilmediğini bana söyleyince, hemen CHP yöneticileriyle bizzat görüştüm.Böyle bir şeyin nasıl olabileceğini sordum.Onlar da bana bir kasıtın asla söz konusu olmadığını sekreteryanın atlamış olabileceğini ve bundan da üzüntü duyduklarını ifade ederek, duyuru gazetesinin toplantılarına katılmasını özellikle arzu ettiklerini bundan da memnuniyet duyacaklarını ifade ettiler.Bende kendilerine Duyuru Gazetesini asla unutmamalarını üstelik kendilerini başköşede ve en iyi şekilde ağırlamalarını önerdim.Zaten bu durumun aksi de asla söz konusu değildir.Böyle bir şey olsa en olması gerektiği şekliyle ben ve gazetem tepki gösterir." dedi. Şimdi sayın şimşek! Bunlara bir cevabınız mutlaka vardır.

Metin Yazıcı
20.10.2010 15:14

Sayın Yaşar Bey; bu bilgilerden sonra 'dost hatırlatmanızı' yeniden belkiyorum. bakalım ne diyeceksiniz?

Metin Yazıcı
20.10.2010 15:04

Evet Yaşar Bey; CHP yöneticilerine sık sık hiçbir gazete ayırt etmeksizin tüm basını basın toplantılarına davet etmeleri yönünde uyarmışımdır. Ve özellikle de duyuru gazetesinin olmadığı dönemlerde bunu dile getirmişimdir. bu yönetici arkadaşlarım da bana, her seferinde size telefon ile haber verdiklerini ifade etmişlerdir. siz benden başka türlü birşey mi bekliyordunuz yoksa?...
Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım