11 Ekim 2010
SEN: ATATÜRK DEĞİLSİN Kİ!
Yer bir Üniversitenin konferans salonu ve birde CHP Genel Başkanı sayın KEMAL KILIÇDAROĞLU sahnedeler ve salonda ki öğrencilerin soru ve cevaplarına muhatap oluyorlar. Gündem daha ziyade türban. Öğrenciler bu konuyu sık , sık gündeme taşıyıp sayın Başkanın düşüncelerini öğrenmek istiyorlar.
Bu arada başa bağlı bir kız öğrenci türban konusunda Başkana bir soru yönetiyor ve oturduğu yerden kakmıyor.
Sahnede toplantıyı idare eden Milliyet Gazetesi köşe yazarı bu kızımızın ayağa kalkarak soruyu sormasını bir nezaket gereği olduğunu hatırlatmak istediğin de,kızımızın verdiği cevap:
SEN ,ATATÜRK DEĞİLSİN Kİ!
Salonda bir sessizlik ve durgunluk hakim oluyor. Sayın Kılıçdaroğlu’ nun tereddütleri var. Kendisine yapılan bu cümleyi nasıl karşılayacağını bilemiyor ve gazeteci devreye giriyor.
Sayın öğrenci,- büyüğe nezaket gereği ayağa kakmanızda ve soruyu sormanızda cevap almanızda büyük bir saygınlık ifadesi tezahür etmiş olur.
Ayağa kakıyor, soru soruluyor cevabı alınıyor , ama benim anlamadığım bir noktaya bir türlü cevap veremiyorum.
Evet ,sen Atatürk değilsin ki ,sözü acaba hangi manalar ışığında değerlendirilmelidir , doğrusu onu düşünmeye başladım. Çünkü Atatürk hiçbir zaman kendisine yöneltilen soru ve cevaplarda mutlaka ayağa kalkacaksınız, gibi bir ifade kullanmadığı gibi zaten buna da gerek olmadığını zira üniversite aşamasına gelmiş bir öğrencinin ,muhatabı kim olursa olsun en adil nezaket kurallarını yerine getirmesini bilmesi gerekir. Bunun için Atatürk olmaya ve burada Atatürk ismini kullanmaya bence hiç gerek olmadığını düşünmekteyim. Burada Atatürk isminin kullanılmasında yatan derin ifadeyi bir türlü çözemedim. Biz Atatürk’ü ülkemizin yetiştirdiği ve Cumhuriyetimizin büyük kurucusu olarak düşünmenin ötesinde bir put veya bir başka tılsımlı lider olarak algılamadığımızdan dolayı, her konuda onu böylesine gündeme taşımak bence bir zayıflık ifadesidir.
Hele üniversite gençliğinin bu konuda daha hassas ve daha onurlu ve bilgili düşünceler sergilemesi gerekir.Bu ülkenin sevgili Atatürk’e büyük borcu vardır. Bu borcu öğlesine basit senetlerle ödemeye kalkarsak ,ülkemizin yarınları için farkında olmadan tehlikeli boyutlara meydan vermiş oluruz.Bizim her zaman dediğimiz gibi TÜRK GENÇLİĞİ çok büyük bir gelişmenin ve heyecanın oluşturduğu gençliktir.
Atatürk; her cümlesinde ve her sözünün sonunda;
EY TÜRK GENÇLİĞİ derken, parolası Cumhuriyet ve işareti ay yıldızlı Bayrak olan bir Türkiyeyi işaret buyurmuştur. Onun için her zaman ve her vesileyle Atatürk’ü saygı ile selamlamak ve alkışlamak mecburiyetini kendimize hedef seçtiğimizde parlak Bir Türkiyenin geleceğini garantilemiş oluruz…
Nejat Taşkın
Bu makale
280
defa gösterildi.