22 Mayıs 2012, Salı
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
05 Ekim 2010

NUMAN KURTULMUŞ VE SOL SİYASET

Av. Oktay Akmaner


     Türkiyede yapılan siyasal analizlerin sığlığının en önemli sebeblerinden birisi de olaylara hep kişiler üzerinden bakmamız. Bu sorun, tarih boyunca hep tartışılmış. Tarihi kişiler mi yapar, toplumlar mı diye. Thomas Carlyle gibi kişilerin öncülük yaptığı subjektivist tarih görüşüne göre liderler yapar. Objektivist tarih görüşünün bu topraklarda pek bir karşılık bulduğu söylenemez zaten. Oysa şimşek de bulut içerisinden çıkar derler. Her lider bir toplumsal talebin karşılığıdır, bir ihtiyacın. Elbette bu potansiyele sahip olduğu halde zamanlama hataları bu iddianın içini boşaltıyor.

     Bu genel girişten sonra Numan Kurtulmuş ismine gelirsek, kamuoyunun dikkatle takip ettiği isimlerden birisi olduğuna şüphe yok. Çok ciddi bir çözülme sürecinden sonra bir nevi küllerinden kendisini yeniden inşa etmeyi kısmen başarmış bir liderlik yönetimi söz konusu. Türkiye’nin 30 yıllık siyasi hayatını şekillendiren liderlerin birer birer gittiği ve partilerin de lider partisi olma özelliğinden ötürü partilerinin de MHP haricinde çözüldüğü bir siyasi dönem yaşadık. Buna en çok direnen de Necmettin Erbakan oldu. Her ne kadar lider sultası Türkiyede dozu düşse de devam ediyor ama genel başkanlığı elinden bırakmış bir liderin kontrolünün imkansızlığı da ortada. Bunu bütün liderler yaşadı. Erbakan da yaşamaya devam ediyor.

     Türkiye yeni bir seçime girdiği  bu süreçte siyaset yeniden dizayn ediliyor. Kılıçdaroğlu operasyonu ile başlayan bu süreçte MHP ve SP’de önemli değişikliklere gebeydi. İlk patlama SP’de oldu. Söylemlerinden sürekli “iddia”dan bahseden bir liderin Erbakan kontrolünde kalmasının imkansızlığı ortadaydı zaten.

     Kurtulmuş’un paradoksu şu ki aynı süreci kendisinden önce yaşamış bir lider olan Erdoğan’la aynı siyasal zeminde rekabet etmek imkansız. Erdoğan liderliğindeki AKP’nin kendisini konumlama arayışı hala sürüyor. Muhafazakar demokrasi gibi projelerin isabetsizliği ortada. Bu dalgalanma dışarı da aksediyor. Her biri partiyi başka eksene çekme iddiasında ve yeterliliğinde olan bir kadroya sahip bir partide bunların yaşanması muhakkak ki normal. Bu yüzden de siyasal netliği bir türlü sağlayamayan bir partiyle muhatabız. Muhalefetin de sadece engelleme, yaptırmamaya odaklanması bu çatlağın büyümesini engelliyor. AKP’nin yapmak istediklerini derinleştirmesiyle parti içinde yaşanacak bölünmeler sınırlı kalıyor. Bu kafa karışıklıklarından birisi de AKP içinde yaşanan sağ-sol ayrışmasıydı. Partinin kamuoyu nezdinde tanınan ve devlet  tarafından icazetli sağ siyasetçileriyle soldan ciddi şekilde etkilenmiş İslamcı entelektüellerin çatışması bir çok alanda hissediliyordu.

     12 Eylül referandumuyla MHP tabanından ciddi oy alan Evet cephesinin sözcüsü AKP, bu seçimde de aynı tabana oynamak isteyecektir. O yüzden daha sağ ve milliyetçi bir AKP ile karşılacağımız sürpriz olmayacak. Ramiz Ongun ve Süleyman Soylu gibi isimlerin AKP vitrininden aday olması şaşırtıcı olmayacak. BBP ile farklı işbirlikleri de hesaba aktılması gereken ihtimallerden. MHP ve CHP’nin hep aynı ortak paydada buluşması ne kadar sürer bilinmez. Ama Kılıçdaroğlu’nun sıra dışı hamlelerinin devam edeceğini bekleyebiliriz. Ama parti içindeki hakimiyetini yeterince sağlamadan gerçek sol bir siyasete geçemeyeceği görünüyor. Bu da en iyi ihtimalle seçim sonrası demek.

     Gelelim Numan Kurtulmuş’a. Kurtulmuş’un merkeze açılma projesinde sağ isimlerde ve ağırlıklı SP tabanıyla gitmesi bu projenin önünü tıkayacaktır. Daha önceden ve yeterlikte bir oluşum olan AKP varken bu seçeneğin yeterli şansı yok.

Ama özellikle Kürt oylar ve dar gelirli kesimlere dönük sol bir siyasetin Kurtulmuş’un karakterini de hesaba katacak olursak şansı daha yüksektir. Elbette bu boşluk Kılıçdaroğlu ve Şener gibi isimler  tarafından doldurulmadığı müddetçe. Zaten Erdoğan ile Şener ve Kurtulmuş gibi isimlerin ayrışmasının temelindeki fark da budur zaten. İslami kimlikleri olmasa Erdoğan’ı merkez sağda siyaset yaparken Kurtulmuş ve Şener gibi isimleri de merkez solda siyaset yaparken görmek şaşırtıcı olmazdı. Bakalım hep beraber göreceğiz.

Ama önümüzdeki aylarda siyasetin yeniden dizayn edileceği aşikar.

Av. Oktay Akmaner

Bu makale 346 defa gösterildi.


Yorumlar
Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım