22 Eylül 2010
OKULLAR BANKA MI?
2010-2011 Eğitim ve Öğretim Yılı 20 Eylül 2010 Pazartesi günü başladı. Bütün eğitim camiasına, velilerimize ve milletimize hayırlı olsun.
Bu öğretim yılında eğitim açısından çok önemli bir gelişme yaşandı. 1,2,3. sınıflarda 5 saat, 4,5. sınıflarda 4 saat ders saati indirimi yapılarak, serbest zaman etkinlikleri adı altında yeni bir çalışma alanı oluşturuldu. Bu çocuklarımızın eğitim yaşantısı açısından çok önemli bir gelişme. En azından çocuklarımız yoğun ders programlarından bir nebze olsun kurtularak eğitsel faaliyetlere daha fazla zaman ayırmış ve biraz olsun nefes almış olacaklar. Tabi bu durum birazda öğretmenlerin değişen ders programlarına, ölçme ve değerlendirme sistemindeki yeni uygulamalara ve yapılandırmacı eğitimdeki yeniliklere ne kadar uyumlu olduğuna bağlı. Çünkü hala ezberci eğitimde ısrarlı olan öğretmenlerimizi görebiliyoruz.
Her öğretim yılı başında olduğu gibi bu öğretim yılı başında da öğrenci kayıtları yapılırken; kayıt parası, eğitime katkı payı, bağış (zorunlu bağış), adı altında velilerden para toplanmakta ve veliler açısından sıkıntılı bir dönem yaşanmakta. Oysaki kayıtlar elektronik kayıt sistemi ile yapılmakta ama okul idareleri ve okul-aile birlikleri bir şekilde velilerin imiğini sıkmaya devam etmektedir ve bu işte bayağıda uzmanlaşmışlardır. Devlet buna bir çare bulamadı. Her sene başında etkili ve yetkili makamlar her ne isim adı altında olursa olsun para toplanamayacağını belirtmelerine rağmen yukarıda belirtilen isimler altında bu paralar pervasızca toplanmakta ve bunun bilinmesine rağmen hiçbir şey yapılamamaktadır.
Bu bağış konusunda herkesin bir mazereti var. Okul idaresi ne yapalım devlet bize ödenek vermiyor diyor, bu para alınacak, başka yolu yok, kimden ne koparabilirlerse. Ama bunun dozunu da kaçırıyor. Sanki kendisini hükümet ve kanun koyucu gibi görüyor. Ancak bir husus daha var; okul-aile birliği hesaplarında korkunç paralar birikiyor. (Her okul için bunu söyleyemeyiz elbette meteliğe kurşun atan okullarda var.) Yüz binlerle ifade edilen hesaplar var. İyi de kasasında bu kadar çok para bulunan okullar niye bağış toplar. Yedek akça niyetine mi, yoksa okullar banka mı oldu? Sonra toplanan bu paralar sağlıklı bir şekilde yani mevzuatı doğrultusunda harcanır mı? Bilenler biliyor! Ancak bu bankalara affedersiniz bu okullara ciddi bir düzenleme ve denetim gerekiyor.
Ey yöneticiler ve ey deneticiler! Duyuyor musunuz? Yoksa o bilindik işlerle devam mı? Aman bir problem çıkmasın ha! Maşallah iyi para toplamışsınız diyerekten verelim 90-100’ü, hatta teşekkür ve takdirde verelim ilgilisine, çıkalım işin içinden. Bu işi sadece eğitimciler yapıyor dersek yanlış olur. Adli sicil kaydı almaya gittiniz mi? Ne diye biliriz ki. adalet… Ah, adalet!
Yetkili ve etkili insanlar! Para toplama kanunla olur diyeceksiniz ama bağışın zorunlu vergi olarak alınmasını sağlayacaksınız ya da göz yumacaksınız. Bu tür problemler sizin probleminiz değil nasılsa değil mi? Kafanızı daha ne kadar kuma gömeceksiniz ve bu iş nereye kadar devam edecek. Ne de olsa olan bu ülkenin garibanına oluyor; bu garibanlar para toplamada, ölmeye adam lazım olanda hatırlanır. Ne dersiniz, hep böyle olmadı mı?
Ha sahi sizin okulun bütçesi ne kadar? Saygılarımla.
Yener Çaycı
Bu makale
489
defa gösterildi.