18 Ağustos 2010
BURHANETTİN BENİ DUYUYOR MUSUN?!
Bir dostumuz var, kardeşim desem belki daha doğru ifade etmiş; olurum. Kendisi bir dönem DUYURU’da Ersin Ahıskalı Mahlası ile yazılar yazıyordu. Yani sizlerinde yakından tanıdığı bir isim.
Şu sıralar, daha doğrusu bir yıldır Bişkek’te yaşıyor. Kırgızistan’ın başkentindeki Manas Üniversitesi’nde öğretim görevlisi.
Kendisini oldukça severim.
Ancak sevgimin kızgınlığa dönüşmesine çok zaman kalmadı.
Ne arayıp ne soruyor, benim sevgili kardeşim.
Önceden arardın, konuşur, dertleşirdik, karşılıklı havadis verirdik.
Şimdi ne oldu da aramıyorsun. Haydi sen aramıyorsun, ben arayınca neden telefonlara bakmıyorsun?
Senden bihaber olunca, biz burada üzülüyoruz.
Ümit Bey üzülüyor, Sıddık Bey üzülüyor, Yener Bey, Bülent Bey, Ercan Bey üzülüyor.
Fahrettin ve Ziya’da üzülüyor.
İzzet Hoca bile seni soruyor.
Ahmet Tulümen bir haber var mı diye arıyor.
Müslim Bey, İbrahim Bey soruyor.
Soruyor da soruyorlar.
Onlara ne diyeceğimi bilemiyorum.
Daha bugün Metin Çelik aradı. O da seni sordu. Sırf senin için beni aramış. Bayramdan sonra bir boğaz gezisi daha yapalım dedi.
Neredesin benim sevgili kardeşim. Artık bir ses ver Allah aşkına.
Ses ver yoksa kızacağım.
En azından sağ mısın? Onu anlayalım.
.
Burada olsaydın 20 Ağustos Cuma günkü Gözdağı iftarı’nda sende bizimle birlikte olurdun.
Ne de güzel olurdu.
28 Ağustos'ta yine Gözdağı'nda Anadolu Yakası Posoflular Derneği'nin iftarı var. Hani senin de bir dönem başkanlık yaptığın dernek. Davetlisin, bekliyoruz.
En kısa zamanda bir haber alacağımızı umuyor, gözlerinden öpüyorum.
Yaşar Şimşek
Bu makale
517
defa gösterildi.