28 Mayıs 2010
HER İŞİN BAŞI EĞİTİM !......
Kalkınan ülkelere lütfen bir bakınız ,bu ülkelerin eğitim düzeyi çok yüksektir.Eğitim insanların huzuru,sağlığı ve ülkesinin yükselmesi demektir.
Üç gündür uyku uyamayan tur şoförüne 40 turist teslim eder ve yola çıkmasını sağlarsanız, işte olacağı budur. 15 turisti öldürür ve onlarcasını yaralarsınız .Otobüs şoförü yolcusunu indirirken aynalara bakmaz , ineni ve bineni kontrol etmezse kapıya sıkışan kadının paltosuyla tekerleklerin arasına düşüp ölmesi “ kader “, derseniz işte o zaman eğitimsizliğin köküne kibrit suyu akıtmış olursunuz.
20-30 yıl önce aldığı ehliyetle, direksiyon başına geçerek, ben çok tecrübeliyim , diye bilen şoföre, siz o günden bu güne kadar ne bir eğitim ve nede bir sağlık kontrolü yapmamış iseniz, işte o şoför böylesi kazalara davet,ye çıkarmak için nöbettedir. Halbuki belli aralıklarla müesseseler olsun ve diğer kuruluşlar, mutlaka böylesi hayati görevlerde bulunanları aralıklarla eğitime çağıracak ve teknolojiyi yeni gelişmeleri öğreterek uyanıklığın esas alınmasını sağlayacaktır. İlkokul mezununa 12 tekerlekli arabayı teslim eder, yola bırakırsanız, oda sizi her fırsatta sıkıştırmayı bir vazife bilir. Çünkü arabasının üstünde “ÇEKİLİN YOLLARIN FATİHİ GELİYOR” yazısı vardır ve gücü oradan alır.İşte bu güçle her gün otuz kırk kişi trafik kazalarında can verirken ocaklar söner ve ateş düştüğü yeri yakar.Halbuki hiç olmazsa iki senede bir belli programlar altında yetkili teknisiyenler tarafından verilecek eğitimlerle şoförler daha dinamik ve daha uyanık olmanın hedefini belirleyerek ,kazalar kader olmaktan çıkacaktır..
Milyonlarca şoför ve milyonlarca arabası olan bir ülkede yaşıyoruz.En büyük sorunumuz trafiktir ve trafikte de işte eğitim noksanlığı vardır.Bu noksanlığı ufak ücretlerle yapılacak eğitim seminerlerinde pek ala giderilebilir. Arabayı yüksek ücretlerle her iki senede bir kontrole , tabi tutuyorsunuz da onu kullananı şoförü neden serbest bırakıyorsunuz .Bu kadar güven tazelemenin anlamını bir türlü kavramak mümkün değildir Ehliyetli olması tek güvencemidir?.
Ana yasa değişikliği için sabahlara kadar çalışan yüce Meclis insan hayatı için neden bu konunun önemini kavrayarak batıda olduğu gibi düzenlemeleri uygulamaz. Halbuki bu hayati düzenlemeler ve eğitim boşluğunu gidermek öğle pekte zor olmasa gerek. Mutlaka bu uygulamaların kontrol altına alınması gerekir.
Ordu görevli bulunduğum sıralarda bir Komutanım vardı. Allah rahmet eylesin , ordu donatım teşkilatının içinde olduğu için hakikaten çok güzel araba kullanırdı.Bir gün kendisiyle birlikte Ankara dışına bir askeri pikapla göreve çıktık.Direksiyona kendisi geçti ve yola koyulduk.Biraz hızlı gidiyordu.Komutanım dedim, biraz hız kessek.Direksiyona tek elle sarılmıştı.Yüzüme baktı, sen ne diyorsun Taşkın, dedi ve çok geçmedi beni cevapladı .Ben dedi ,arabaya istersem göbek attırırım. Hakikaten beş on dakika sonra bir tahta köprü üstünden geçerken, kuru bir dereye üç metreden yuvarlandık. Allaha şükür ikimize de bir şey olmadı, fakat panikleştik. Bana döndü ,ne oldu dedi. Cevap verdim, ne olacak Komutanım ,arabaya göbek attırdınız, diyince beni kovalamaya başladı ve böylece o günden sonra komutanım direksiyon başına geçerken, daha temkinli ve eğitime gelen şoför adaylarına ilk sözü hep bu olurdu.
Sakın bindiğiniz arabalara göbek attırmayınız!
Evet,bu ders konusu olduğunda işte eğitimin parlak yüznü görmemiz mümkün olmuştur.Onun için tek kelimeyle ifade etmek gerekirse mutlaka şoför eğitimini hiç olmazsa iki yılda bir kontrol altına almalıyız ve gerekli eğitimden geçirdiğimiz şoförü başarılı bulduğumuzda yeni bir serti fikayla, onu direksiyon başına geçirmeliyiz. Toksa artan bu araba ve insan sayısı karşısında korkunç kazalarla göz yazşı dökmek için sıranın bir gün hepimize geleceğini düşünmemiz gerekir.Bilhassa minübüs ve yolcu taşıyan şehir trafiğinde ki otobüs kullananlar bu katagori içinde değerlendirilmelidirler.
Her konuda olduğu gibi bu konuda da lütfen ilgililer kaksın ayağa artık ve bu göz yaşını akıttırmasınlar!
Nejat Taşkın
Bu makale
317
defa gösterildi.