21 Mayıs 2012, Pazartesi
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
13 Nisan 2010

SÖYLEYECEĞİMİ SÖYLEDİM!

Yaşar Şimşek


Son iki yazımda Pendik Milli Eğitim Müdürlüğü’nü masaya yatırdık. Kurumdaki üst yöneticilerle ilgili kamuoyunun görüşlerini okurlarımızla paylaştık.
Görüşlerimizi ve iddiaları ortaya koyarken, ne bir etki altında kaldık, ne de sipariş bir yazı kaleme aldık.
Ortalama zekaya sahip her insan, özellikle şahsımı tanıyanlar, böylesine hassas bir konuda sipariş bir yazıyı üstelikte maksatlı olarak yazmayacağımı çok iyi bilirler.
Bilmeyenler de bilmelidir ki, 20 yıllık meslek hayatımda hep doğru ve objektif olmanın gayreti içerisinde oldum.
Biz sadece bir durum tespiti yaptık.
Olması gerekeni, kamuoyunun ittifak ettiği gerçekleri gündeme getirdik.
Kurumdakiler yıpranmasın, hele de kurumun başındaki Sayın Bahattin Gök, daha fazla yıpranmasın istedik.
Görüşlerimiz, yazdıklarımız her kesimden destek buldu.
Bunun yanında eleştirenler de, objektif olmamakla itham edenlerde.
Sadece gerçekleri kaleme aldım.
Maksatımız üzüm yemekti.
Ben kamuoyunda dillendirilenleri ve ayyuka çıkan söylentileri kaleme alarak gazeteciliğin gereğini yerine getirdim.
Gerisi saygı değer yöneticilerimizin bileceği bir iştir.
Her şeyin güzellikle çözüme kavuşturulması, Sayın Gök’ün zarar görmemesi benim en büyüm dileğimdir.

Yazılarımıza ilk cevap Pendik Milli Eğitim Şube Müdürü Sayın Mustafa Sarıca’dan geldi.
Sarıca, yazdıklarımıza üzüldüğünü belirtiyor. Kendisi de sipariş yazı diyerek beni üzmesine rağmen cevabının kelimesine dokunmadan sorumluluk gereği aynen yayınlıyorum.
Yazıda varsa cümle düşüklükleri ve imla hataları muhattabına aittir.

İŞTE SAYIN SARICA’NIN CEVABI;
Duyuru  Gazetesinin internet sayfasında Yaşar ŞİMŞEK imzalı çıkan yazı için ziyadesi ile üzüldüm.  Zira ,  gazete haberinden çok sipariş edilmiş bir yazıya benziyor.  Ben kendi adıma yazınıza cevap vermeyi uygun buluyorum.  Umarım diğer arkadaşlar da kendi adlarına cevap vereceklerdir.

      Haberinizdeki başarı konusu dikkatimi çekti, keşke yakından takip edebilseydiniz!  2002 yılında  Pendik İlçesine tayin edildiğmde akademik başarı gündemde değildi. Ayrıca akademik başarı, Anadolu ve ve fen lisesi sınavları ile ilgilenen Merkezdeki okullar ile ,  merkez dışındaki birkaç okuldan ibaretti.

      Biz, 2002- 2003 öğretim yılında  İlçe Öğrenci Deneme Sınavı yaptık. Durum alınacak çok büyük mesafe olduğunu gösteriyordu, okullar arası kıyaslama yaptık ve akademik başarı öncelikli genel başarıyı gündeme aldık. Her yıl bir öncesine göre sürekli gelişme içinde oldu. 2009 yılında 2308 öğrenci anadolu liselerine , 36 öğrenci de fen liselerine  yerleşti. Bu olayı araştırmış  olsaydınız,  İstanbul İline örnek çalışmaları bulurdunuz. Bütün zorluklara rağmen bu Pendik için bir başarıdır.

      Liseler için bu yıl öğrenci yerleştirme açısından  İstanbul İl birincisiyiz, tüm orta öğretimde de İstanbul  dokuzuncusuyuz.

Şimdi de rakamların diliyle konuşalım; 

PENDİK İLÇESİ İLKÖĞRETİMMEZUN ÖĞRENCİLERİN ANADOLU LİSELERİNE

YERLEŞME GÖSTERGESİ
                
     8.SINIF 
ÖĞRENCİ SAYISI    ANADOLU LİS.
KAZANAN  ÖĞRENCİ SAY.    YÜZDESİ
2002    5610    153    %3
2003    6218    321    %5
2004    6454    452    %7
2005    6523    602    %9
2006    7006    760    %11
2007    7500    1112    %14
2008    8219    2208    %26
2009    8400    2308    %28
                
                
ORTAÖĞRETİM MEZUNLARININ ÜNİVERSİTELERE YERLEŞME  GÖSTERGESİ

                
     MEZUN 
ÖĞRENCİ SAYISI    YERLEŞEN 
ÖĞRENCİ SAYISI    YÜZDESİ
2003    1166    58    %5
2004    2128    148    %7
2005    2558    309    %12
2006    2554    263    %10,29
2007    2964    317    %11
2008    543    268    %49*
2009    2962    1699    %57,36
* 4 yıllık sisteme geçiş nedeniyle sadece 2008 yılında 3 yıllık’a tabi olan

Lise mezunlarıdır.
 

      Fen Bilimleri Proje yarışmalarında  İstanbul İlinde hep birinci, ikinci ve üçüncü olduk. Bu konuda da zannederim bir araştırma gereği duymamışsınız.

      Yine Pendik ilçesine ilk atandığımda öğrenci kayıtları ciddi bir problemdi. Bu yıla kadar yürüttüğüm kayıtlar da ciddi bir sıkıntı yaşanmaz hale gelmiştir. Eskiden tomar tomar hamili kart gelirdi, geliştirdiğimiz sistem sayesinde problemler en aza inmiştir.  Pendik’te kayıtlar; yaklaşık 4000 anasınıfı, 11000 ilköğretim, 7000 ortaöğretim ve 2000 civarında yöneltme ile beraber  25000 civarında  öğrenci kaydı demektir.

      Yine 2002 yılında ilçemizde  1-2 projeksiyon cihazı vardı, bilgisayar  teknolojisi oldukça geriydi. Okullarda bilgisayar kullanılmıyordu. Biz hemen o yıl okullar arası mail grubu kurduk ve bilgisayar destekli eğitimin yaygınlaşmasına önemli katkılarda bulunduk.

      Dört yıl Çevre Eğitim Projesi’ni yürütüm, Pendik ilçesi okulları ve STK’ larla ve paydaşımız olan Pendik Belediyesi ile çok önemli çalışmalar yaptık.

      Yine  Sabancı  Üniversitesi ve Pendik Belediyesi işbirliği ile “Yerel Kalkınma Platformu” nun bir yıl süreyle İnsan Kaynakları bölüm başkanlığını yürüttüm.  Sadece çalıştığımız kurumda değil, kurum dışında eğitim paydaşları ile de çok faydalı çalışmalar yürüttük. Hiç olmazsa beraber çalıştığımız insanlardan sorabilirdiniz.

      Gazeteniz haberinde göreve geç gelen şube müdürlerinden söz ediyorsunuz.  Kim görevini yapmıyor, kim geç geliyorsa isimlerini vermiş olsaydınız daha ahlaki olurdu. İddianız subuta ermediği takdirde de muhatabınız belli olurdu.

      Şube müdürü olarak atandığımdan bu yana hiçbir sendikaya üye olmadım. Temel düşüncem kamu görevini yerine getirirken hizmet verdiğim şahısları etki altında bırakmamak ve her hizmet alana aynı mesafede durmaktı. Bunun isabetli bir davranış olduğu kanısındayım.

      Gelelim yazınızın özüne burada  şube müdürlerinin görevden yorulma meselesi; hakikaten bazen çok yıldığımız oluyor, bunun nedenleri sadece Pendik ilçesinin sorunu değil, tüm ülkenin sorunu. Mesela göreve sınavsız, göreve hazırlıksız, işin sorumluluğunu bilmeyenlerin atanması mevcut çalışanları yorar ve çalışanları üzer. Yani sizin gazeteye, gazetecilikten pekte anlamayan birisi yönetici olursa, sizler neyi düşünürseniz, eğitimciler olarak biz de aynı şeyi düşünürüz. Temennim odur ki,  şube müdürlükleri  ve  ilçe müdürlükleri için sınav açılsa kazanan arkadaşlar görev alsa daha iyi olur. Eğer ilçe müdürü atanacaksa eğitim çalışanları arasında  anket düzenlenmesi bile bir gösterge olur. Tabi atanmak isteyen adayların halkın huzurunda programlarını tartışması ve  halkın öğrenci velilerinin seçmesi tam demokrasi olurdu.  İnşallah bunlarda bir gün olur.

      Pendik ilçesinde daha iyisi yapılabilirmiydi, diye değerlendirmelere bulunmuşsunuz. Mutlaka her yerde daha iyisi yapılabilir.  Bunun için rasyonel olmak gerekir. Bu işi kim yapabileceğini eğitimcilerin tartışması belki en güzel olanıdır. Bu meslek ulvi bir meslektir, peygamberlik mesleğidir; adil olmayı gerektirir, çok çalışmayı gerektirir, güç karşısında eğilmemeyi gerektirir, bilgili olmayı gerektirir, dünyayı iyi okumayı gerektirir, haklının yanında yer alacak kadar cesaret gerektirir, haklı ne kadar zayıf ve sahipsiz ise de ona hakkını verinceye kadar güçlü ve korkusuz olmayı gerektirir.

      Kısacası  ben bu ilçede 2002 yılından beri görev yamaktayım.  Çalıştığım süre içinde söylediklerimi yapmaya çalıştım.

      Hiç  kimseye de ayrımcılık yapmadım, bu iddia çok büyük iftira olur.

Bunu eğitim camiası daha iyi değerlendirecektir. Benim çocuklarıma neyi layık görmüşsem, tüm vatandaşlarımızın çocuklarına da onu layık gördüm. Çocuklarımda oldukça başarılıdırlar da…

      Beni üzen şimdiye kadar hep çok çalışmamdan dolayı şikayet edilirdim. Bir gazeteci endirekte olsa çalışmadığımızı ima etmeye çalışıyor, sanırım. Onu da çalışanlara sormak gerekmez mi!

Ümit ediyorum ki, bir araştırmacı soğukkanlılığı ile konuları araştırırsınız.  Gerçekleri yazmanız beni mutlu eder ancak objektif bir bakış açısı lütfen… "

Mustafa SARICA
İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü

Yaşar Şimşek

Bu makale 1.176 defa gösterildi.


Yorumlar

İnsaflı İdareci
28.04.2010 21:09

Yaşar Beyin Yazısına sadece Mustafa Bey cevap vermiş,tartışmada hep bu çerçevede dönmüş, nerede diğer müdürlerimiz !...

Bir idareci
22.04.2010 23:34

promosyonlarda başbakanlığın tamamı öğretmene ödenecektir genelgesine rağmen ilçeye 140 milyar aldınız.Hangi masrafınıza kullanacaksınız öğretmenlerin bu 140 milyarını. Mutemetliğinizi bile okullara yaptırıyorsunuz, birde üzerine 140 milyar para helal olsun sizlere

bir idareci
22.04.2010 23:31

Mustafa bey,kayıtlarda tomarlarca tomarlarca hamili kart geldiğini kendi dönemlerinde bunun azaldığını söylüyor.Şimdi mustafa beyin kartlarıyla uğraşıyoruz "arkadaşa yardımcı olalım" tarzında.Sayın müdürüm önce siz bu kart işini bırakın sonra konuşmaya başlayın kayıtlarda sizin kartlaRINIZDAN BIKTIK ARTIK, ADRESİ OKUL KAYIT ALANIMIZDA OLMAYAN VELİYİ BİZ GÖNDERİYORUZ BİR ŞEKİLDE SİZE ULAŞIP HAMİLİ KART İLE GERİ DÖNÜYORLAR.Bunlardan niye bahsetmeiyorsunuz.Hala elimizide sizin göndermiş olduğunuz kartlar var koleksiyon yapıyorum.

korhan çakar
20.04.2010 07:41

Bu gazetede Yaşar Şimşek'ten önce Burhanettin Çakıcı tarafından 'Pendik'te Bir İstikrar Abidesi' başlıklı ve Bahattin Gök'ü ele alan bir yazı yayınlandı. O yazı, kimse anlamasa da, ki bu yazarın değil, anlamayanların kabahatidir, güzel bir ironiydi. O yazıyı anlamayanlar elbette ironiyi de anlamaz. Onu açıklayalım. Efendim, ironi demek bir konuyu ciddiymiş gibi ele alıp dalga geçmektir, hicvetmektir. Çakıcı da yazısında ironi yoluyla Bahattin Gök'ü enfes bir şekilde ti'ye almıştı. Ama sanırım, ki gelen ve özellikle gelmeyen tepkilerden böyle anlaşılıyor, kimse bunu anlamadı... Yaşar Şimşek yazınca birdenbire başta 'büyük Türk büyüklerimiz' olmak üzere deerli aabilerimiz koro halinde savunmaya geçtiler. Ben de buradan şunu anladım: Bahattin Gök, saça göre tarak misali, böylesi eğitimcilerle dolu bir yer için biçilmiş kaftandır. Bir başkası Pendik'e iki numara büyük gelebilir... Bu yüzden ben ironimi geri alıyor, onu herkesin anladığı gibi anlıyor ve yerinde kal Bahattin Gök, diyorum...

metin özcan
18.04.2010 10:05

sn.yaşar şimşek sizi izliyoruz.yıllardır sessiz sedasız bir gazetecilik hamallığı yaparsınız.her mesleğin olduğu gibi siz de yerel gazeteciliğin doruğundasınız.çünkü hem bölgeyi,hem de bölgeyi yıllardır yönetenleri çok iyi tanıyor ve değerlendiriyorsunuz. ASLINDA SİZİ RAHATSIZ EDEN ŞEY YALNIZCA PENDİK TEKİ EĞİTİM SORUNU DEĞİL, ÜLKEMİZİN ANA SORUNU KÖK SORUNU OLAN EĞİTİM SORUNUNA PENDİK ÖZELİNDE ÇOMAK SOKMUŞ OLUYORSUNUZ.BU DA DERHAL SAVUNMAYA GEÇEN DOSTLARDAN ANLAŞILIYOR.BENCE ÇOK HAKLI,ÖZENLİ VE SAYGILI BİR DAVETİNİZ VAR AMA BUNUN İÇİN BİLE TAARRUZA GEÇENLER VAR...BİR DE İÇİNİZDEN GEÇENLERİ FARKLI TONLA YAZSANIZ NELER OLURDU KİMBİLİR...BEN SİZİ KUTLUYORUM SİZ BU NOKTAYA GELMİŞSENİZ ASLINDA DURUM ÇOK VAHİM DEMEKTİR...

Cemal KURT
17.04.2010 10:21

Değerli Yaşar Bey;Sistemi eleştirmek yerine kolaya kaçarak şahısları eleştiriyorsunuz.Makamlara gelenlerin o makamlara nasıl geldiklerini araştırıp yazarsanız büyük hizmet etmiş olursunuz. Alt kesim gariban vurun vurabildiğiniz kadar.Emanet ehline mi veriliyor ona bakın. Eminim cevabınız hayır olacaktır. O zaman bir kişiyi yada kurumu hedef göstermeniz ne kadar doğru ve ahlakidir? 3 kişilik kadroda 7-8 kişi çalışıyor onu neden yazmadınız.

Sacit Demirtaş
16.04.2010 12:06

Şube müdüdrü Mustsafa Sarıca kendini Milli Eğitim Müdürlüğü için hazırlarken mesayi arkadaşlarını hiçe sayması ne kadar doğru ve ahlaki taktir kamoyunun.

Nur
15.04.2010 23:13

yazıları ilgiyle okudum. Eğer basedilen Pendik ilçesinde çalışan şube müdürü mustafa bey ise, çok iyi insanlar ya. Biz tanımaktan onur duyuyoruz...

Pendikli
15.04.2010 18:11

Bu gazeteci ne konusunda söyleyeceğimi söyledim demiş diye merak ettim ve göz ucuyla bakarken bir de baktım ki alt kısmı atışma alnanına dönmüş.Yorumlar dikkatimi çekti okudum. Anladım ki bu işin geçmişi var ve geriye doğru yazarın iki yazısını daha okudum. Ooo küçük kıyamet kopmuşta bizim haberimiz yokmuş. Biz de bu konuları çok konuştuk ve biz eskidik gittik. Ama konuştuğumuz adamlar eskimedi. Yel kayadan su aldı. Bence nefesinizi tüketmeyin. Siz kendi işlerinize bakın ve yaptığınız işin en iyiysini yapmaya çalışın. Yağcılar, löpçüler, falan her zaman vardır. Eleştirenlerde vardır ama sevilmezler. Sevilmek gibi bir kaygınız olmasın. Yoksa sirinlik yaparken dalkavukluğa alışırsınız. Sadece işinizi yapın. Bu konular yerelden çözülmez. Köklü değişiklikler olmalı. 2002 yılında geldim ben yeniyim diyenlerde dahil 6-7 yılda herkesin yeri değiştirilerek yeni hedefleri gerçekleştirmeleri istenmeli. Unutulmasın ki 1-3 yıl arası çalışma, 3-5 yıl arası yılışma, 5-7 arasıuyuşma, 7'den sonra ise kokuşma başlar. Toptan değişim, yeniden başlangıç her zaman iyidir. Bence okullarda çalışan öğretmenlere her sendikadan bir adamın bulunduğu akademisyen gözetiminde, bir ehil komisyona "İlçe Milli Eğitimi Değerlendirme Çalışması" yaptırın. Şike olmadan gerçekleri görün. Yada sandık kurun oylama yapın ama sandıkların hepsini bir havuza döktükten sonra zarfları sırasıyla açın. Eğer sandıklarıokul okul açacağınız anlaşılırsa 82 Anayasa sı gibi olur. Millet özgür düşüncesini yansıtsın ondan sonra sonuçlar üzerinden konuşun. Okul müdürlerinide velilere sandık kurarak ölçün. Bence kimse kavga etmesin. Başarı hedefiniz ise şu an yaptığınız işten başlayın.Gerisi boş.

Yaşar YÜCEL
15.04.2010 10:23

Sayın Yaşar ŞİMŞEK söylediklerini söyledin. Evet, köşe yazarlarının eleştiri yapmaları ve bunları köşelerinde yazmaları doğaldır. Fakat bir de bardağın dolu tarafından bakalım. Söz sahibine aittir. Yazdıkların iddiaların ve bunların ispatı da sana aittir.20 yıldır Pendik de yaşadığını yazmışsın. Pendik ilçesinde eğitim-öğretim adına yapılan gelişmeleri ve gelinen noktayı da görmen gerekirdi diye düşünüyorum. Bende 20 yıldır Pendik de eğitimin içinde yaşayan bir kişi olarak gelişmelere ışık tutmak amacıyla kendi bölgem olan Kurtköy den bir iki tespit yapmak istiyorum.1990 yılında 1000 öğrenci ile eğitim-öğretim yapan bölge 20 yıl sonra şuan 20000( yirmi bin ) öğrenci ile eğitim öğretim yapmaktadır. İstanbul ‘un gözdesi olan bu bölgedeki okullarımız fiziki donanımı, eğitim öğretim, sosyal-kültürel ve sportif faaliyetleriyle İstanbul da söz sahibi olduğunu sizde biliyorsunuz. Bu olumlu gelişmelerin lideri Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Bahattin GÖK’ün; liyakatı, bilgisi, kültürü, yöneticilik anlayışı, icraatı ve devlet adamlığıyla bulunduğu makamı dolduran bir yönetici olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunların yanında ilçemize yapılan her yatırımda bir taşı, her bahçede bir ağacı olduğunu da çok iyi biliyoruz. Yine 20 yıldır Pendik Milli Eğitiminde yetişen güzide yöneticilerin her birinde emeği olduğunu da biliyoruz. Bütün bu özelliklerini eğitim öğretime olumlu yansıtmış bir yönetici ekibi ile hizmeti kendine ilke edinmiş bir kişilik ve şahsiyet sahibi yönetici ile çalışmak hepimize gurur vermektedir. İlçemizin eğitimde geldiği bu başarılı noktada elbette ekip çalışmasının önemi vardır. İşte aynı sitede yazan Sayın Şube Müdürü Mustafa SARICA ‘nın yazdıklarını da destekliyorum. Pendik Milli Eğitimde çalışanların ekip ruhu ile çalıştığını biliyoruz ve teşekkür ediyoruz. Bu çalışanların arasını açmak isteyen, sürekli her yönüyle bal yapan peteğin içine birileri çomak sokmak isteyebilir. Bunu da doğal karşılamak gerekir. Bizde eğitim yöneticileri olarak görevimizi en iyi şekilde yapmanın gayreti içinde olduğumuzu söylüyor, meyve veren ağacın her zaman taşlandığını da biliyoruz: Pendik eğitimine katkıda bulunan herkese sonsuz teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum. Yaşar YÜCEL

X,Y,Z
15.04.2010 10:14

Dolastim Dünyayi Giymedim Basima Taç; Ne Zengini Tok Gördüm, ne Fakiri Aç; Mevlam Öyle Bir Fevr-i Kanaat Verki; Namerde Degil, Merdede Etme Muhtaç... Şu çeşmenin haline bak su içecek tası yok, Kırma kimsenin kalbini yapacak ustası yık!

Bir öğretmen
15.04.2010 08:47

Mustafa Sarıca herhangi bir sendikaya üye olmadığını bu yüzden de adil olduğunu söylüyor. Adaleti sağlanması bir sendikaya üye olup olmamakla olmaz adil davranmakla olur.

misafir
14.04.2010 23:35

Mustafa bey ulu orta yerlerde müdür bey bizi yavaşlatıyor hızımıza ayak uyduramıyor teknolojiyi iyi kullanamıyor diyordunuz.Sizin dediklerinizin benzerlerini gazete yazınca, azıcıkta ucu size dokununca mı olay oldu.Ayrıca sınavsız atama ile talip olduğunuz milli eğitim müdürlüklerine atansaydınız gittiğiniz yerlerdeki çalışanların motivasyonunu mu bozacaktınız. Yazıda ilçe müdürü olacak kişinin adının ilk harfinin "M" soy adının ilk harfinin "S" olması gerektiği söylenseydi tepkiniz böylemi olurdu mustafa bey.

Mehmet Gündoğdu
14.04.2010 20:26

Valla aklı olan varsa Mustafa SARICA'yı müdür yapar, adamın ilmi de yerinde, bilimi de... Siyasi bir kişilği de yok, çalışanın dostu, çalışmayanın da düşmanı... Tanıdığım kadar da kimseye eğilmezde...gerisini de yetkililer düşünsün... herkese selamlar

Pendikli bir idareci
14.04.2010 16:24

Sayın yazarımızın Mustafa Bey'in yazını aynen yayınlaması hem isabet olmuş hemde eredemli bir davranıştır. En azından cevap hakkını kullanmasının yolu açılmıştır. Şimdi bu yazı dizizsini okuyup eğitim camiasından olmayanlar doğal olarak olaya inanacaklar yada en azından bir kısmı inanacaktır ki zaten amaçta çamura taş atıp çevreye sıçratmaktır. Bizler Pendik'te çalışan idareciler olarak olayın içinde ve olayları birebir yaşıyoruz. İlçe M.E.M lüğümüz mevcut yönetmelikler çerçevesinde çok iyi yönetiliyor. Bu işin içinde kesinlikle bir ısmarlamak var yoksa nereden çıktı böyle insanları bir anda göndermek ve yerlerine gelecek insanlarıda tarif etmek!!!! "Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün acil masaya yatırılmasını gerektiriyor. Kadrolu Şube Müdürlerinin görev yerleri değiştirilemeyeceğinden en azından görev alanları değiştirilmeli. İlçe Milli Eğitim Müdürü ya bir başka İlçe Müdürü ile takas yapılmalı ya da, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Müdür Yardımcısı olarak görevlendirimelidir. Pendik İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlerinden hiç birisi İlçe Müdürü olarak görevlendirilmemeli. Pendik içinden çözüm bulmak mevcut durum açısından mümkün gözükmüyor. Pendik’te eğitimde verimlilik ve atılım arzulanıyorsa bu ancak Pendik ilçesini bilen Pendik dışında görev yapan birinin İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirilmesi ile aşılabilir. “ (Tırnak içindeki yazılar yazarımızın ilk yazısından alıntıdır) Her şey ortada sadece biraz aklı selim sahibi olmak yeterli.

vatandaş
14.04.2010 12:14

yaşar bey birde şu müftülüğü bir yazsada aydınlansa vatandaş

boşver
14.04.2010 10:16

şimdi bütün yalakalar sıraya girer...vaay hocamıza bunu nasıl dersiniz....o bir melektir,o bir duayendir vs vs ...yaşar bey ne amaçla ve ya hangi siparişle yazarsanız yazın.sizi kutluyorum.pendik halkının tercumanı oldunuz.bu haberi başka bir gazete yazsaydı bu etkiyi yapmazdı...ama yerine gelecek olanın sizi ve pendik halkını mahcup etmemesi gerekir...

korhan çakar
14.04.2010 08:12

Son zamanlarda istatistik bilgiler moda oldu. Ancak her şey gibi bu da "şark kurnazları"nın elinde anlamını yitirdi. Bay Sarıca istatistik bilgiler veriyor. İşin içini bilmeyenler de "Vay be!..Ne büyük başarı!.." diyor. Bay Sarıca, başarının ölçüsü anadolu liselerine yerleşenlerin sayısı değildir. Kendini ve de halkı kandırma. Başarı ölçüsü, öğrencilerin aldıkları puan ve hangi anadolu lisesine yerleştirildikleridir. Ama sen öğrencilerin puansal başarılarından bahsetmiyorsun. Nereye yerleştiklerinden bahsetmiyorsun. Çünkü işine gelmiyor. Şimdi sana bir örnek vereyim. Diyelim ki Üsküdar'da anadolu lisesi sınavına 1000 kişi girdi. Hepsi de 300 ve üzeri puan aldı. Ama onlar kaliteli liseleri tercih ettiğinden hiçbiri bir liseye yerleşemedi. Şimdi onlar başarısız mıdır? Veya diyelim ki Pendik'te de 1000 kişi sınava girdi. En yüksek puan alan öğrencinin puanı 290.Ama bu öğrenciler düşük puanlı ama başında anadolu ibaresi bulunan meslek liselerinin elektrik, torna , tesviye, turizm, biçki, dikiş, yemek vs. bölümlerine yerleştirildiler. Şimdi Pendik büyük başarı gösterdi mi diyeceğiz. Mesela Üsküdar'dan bir öğrenci 380 puan aldı. Ama bu puan istediği liselere girmeye yetmedi. Başarısız mıdır? Pendik'ten bir öğrenci de aynı sınavda 180 puan aldı ve Anadolu Kız Meslek Lisesinin biçki dikiş bölümüne yerleşti.Başarılı mıdır? Başka bir örnek... Diyelim ki ben ÖSS'de 350 puan aldım.Ama tek tercih yaptım Boğaziçi... Ve yerleşemedim. Senin tabirinle kazanamadım. Sen de 210 puan aldın ve girmeyenleri sopayla kovaladıkları açık öğretim fakültesine yerleştin.Senin o istatiksel mantığına göre ben başarısızım, sen başarılı öyle mi? Sevsinler bu mantığı... Son söz Bay Sarıca... Bu sınavlarda başarının ölçüsü yerleşme sayısı değil,alınan puandır.Herkesi kandırabilirsin, hatta kendini de kandırabilirsin. Ama beni kandıramazsın... Ha, bir de Yaşar Şimşek'in yazısı için 'gazete haberi' tabiri kullanıyorsun.Bu da yanlış...O yazı gazete haberi değil,köşe yazısıdır. Ki yorum içermesi de çok normaldir. Umarım biraz bilgilenmişsindir.

İhsan KOÇ
13.04.2010 23:57

Sayın Şube Müdürümüz Mustafa Sarıca Beyi bu anlamlı,doyurucu ve şüpheleri giderici açıklamaları için teşekkür ederiz.Pendik Milli Eğitimine ekip olarak getirilen yeni anlayışlara ve planlı gelişmelere imza atan tüm çalışanlara minnet ve şükran borçluyuz.Somut başarılar ortadayken bunu görmemezlikten gelmek eğitim çalışanlarına haksızlıktır diye düşünüyorum.Pendik ilçesi tüm yönleriyle ele alındığında (sosyo ekonomik,kültürel,nüfus hareketliliği,şehir olarak yeniden yapılanma vs.) olumsuzluklara rağmen eğitimde çok önemli bir atılım gerçekleştirdiği görülmektedir.Haksızlık yapılmamalı.Bu bakımdan Mustafa Sarıca beyin bu yazısını önemli buluyorum,doğru,yerinde bir açıklamadır.Bu cesareti göstererek bu yazıyı kaleme alması takdire şayandır.Eğitimde verilen emeğin karşılığı birilerinin bir kalemde çizip atmasına müsaade edilmemelidir.Toplumun her kesimi ve meslek grupları eğitime her anlamda katkı sunmalıdır.Elbette eleştiriler olmalı ancak kişileri hedef alan eleştiriler onur kırıcı yönde asla olamaz,olmamalı.Doğru adım, doğru adamla atılır.Pendik Milli Eğitiminde doğru adam sayısının fazla olduğunu unutmayın.Şahsi heveslerimizin olmadığını,alınterimizin tamamı insanlığın kurumuş vicdanlarını ,geleceğimizi şekillendirecek gençlerin yolunu yeşertmeye aktığını kimse unutmasın. Diyorum ki"DOĞRU OLURSA KARARINIZ,FAZLACA OLMAZ ZARARINIZ." Diyorum ki "EĞİTİM İNSANI İHYA,CEHALET İSE İMHA EDER" İmha olmamak için tüm enerjimizi eğitim adına seferber etmeye hazır olmak gerekir..Zaafiyet, mahrumiyeti doğurur.Selamlar.
Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım