21 Mayıs 2012, Pazartesi
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
21 Şubat 2009

O K U M A K İ S T İ Y O R U M…..

Nejat Taşkın

   Ekranda bir görüntü, 12 veya 13 yaşlarında bir kız çocuğu ağlayarak okulunu ziyaret eden il Valisinin boynuna sarılıp ilave ediyor: OKUMAK İSTİYORUM; SAYIN VALİM; diyor. Sayın vali şaşırıyor; okumana kim mani oluyor, sevgili kızım ,diye cevap veriyor. Evet okumana kim mani oluyor.
  AMCAM MANİ OLUYOR ,SAYIN VALİM AMCAM.KIZ ÇOCUKLARI FAZLA OKUMAZ DİYE BABAMI İKNAYA CALIŞIYOR: HALBUKİ BEN OKUMAK MEMLEKETİME FAYDALI BİR İNSAN OLMAK İSTİYORUM….
 Gözleri yaşarıyor ve bu yaş öğlesine gözlerinden akıyor ki, bir sel olsa ancak bu kadar olur ,diye düşünüyorum.İzlerken ürperiyor ve Atatürk Türkiye sinde bu işler ne zaman son bulacak diye de biraz kendi kendimi suçluyorum.Hala ülkemde 13 yaşınsa ki kız çocuklarını evlendirme yöntemi içine sokan çark bulunduğu müddetçe ve kız çocuklarını ikinci sınıf vatandaş olarak kabul etmenin acılığını hicranlaşarak yaşadığımız müddetçe bu gibi durumların maalesef zor düzeleceğine inanıyorum.Çünkü;kız çocuk doğurursan seni boşarım diyen zihniyetler hala gündemde yer alıyorsa bu tür uygulamaların son bulacağını ümit etmek biraz fazla iyimserlik olur.
  Halbuki bu gün artık bayan olsun ,bay olsun hepsinin yaşadığı ve geldiği noktalar ortada olduğuna göre kız çocuklarına bazı yörelerde uygulanan bu tür yasaklamaların mutlaka ceza yoluyla önlenmesi gerekir.
  Ne demektir, kız çocukları fazla okumaz ne demektir. Hangi asırda yaşıyoruz. Asrımızın 21.yüz yılı devirme noktasına gelmiş ilen biz hala geri kafalıkla böyle bir uygulamayı tercih edersek analarımız kisvesi altında karşılayacağımız bu bayanların çocuklarının yetişmesinde nasıl etken olacağını derinliğine düşünmek gerekir.
  Sayın İl Valisi bu kız çocuğuna sahip çıkıyor da benim kontrolüm altındasın ve okuyacaksın diyor. Peki sonra ne olacak ,bu vali bir başka ile atandıktan sonra veya akşamları bir arada kalan bu aile kız çocuğunu tesir altında bırakmayacak mı?
  Ama bütün bunlara rağmen her türlü olumsuzluğu Devletimizin kontrol ederek önlemesi gerekir. Çünkü bu tür uygulamalar, derin yaralar açar. Sık sık rastladığımız bu görüntülerin ele alınıp çözülmesi gerekir. Burada görev kadınlarımızdan sorumlu aile Bakanına düşer. O bu görevi üstlenecek ve olumlu adımlar atarak etkileyerek bu tür düşüncede olan aileye tek bir soru soracak:
 HANGİ DEVİRDE YAŞIYORUZ; ARKADAŞIM!
  İstanbul varoşlarında da çok sık rastladığım ve okula gönderilmeyen kız çocuklarının bulunduğu görüyor ve derin üzüntü duyuyorum. Milletvekili,Bakan Başbakan ,Ağır ceza hakimi ,kaymakam ve her türlü sektörde görev alıp büyük adınlar ve eserler bırakan bayanlarınızı bu tür düşünceler içinde bulundurmak doğrusu cehaletin ta kendisidir. Onun için o ekranlarda ağlayan çocuk hala gözlerimin önünde ve o içten duygularla döktüğü göz yaşı derin bir mağlubiyete doğru beni sürüklemektedir .
 Onun için mutlaka bu sevdadan vaz geçip okumak isteyeni hatta istemeyen bile varsa ,ikna yoluyla okumaya teşvik etmenin yolunu ve yöntemini mutlaka bulmalıyız. Cehaletle hiç bir yere varılmayacağının bilincini yaşamak mecburiyetindeyiz.

Nejat Taşkın

Bu makale 336 defa gösterildi.


Yorumlar
Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım