30 Mart 2010
İDDİALAR DOĞRUYSA DURUM ÇOK VAHİM!!!
Eğitim özellikle de milli eğitim çok önemli bir müessesedir. Eğitim yönetiminin sağlıklı işlemesi, eğitim kalitesini artıracağı gibi başarıyı da beraberinde getirecektir.
Başarıdan söz edilebilmesinin öncelikli şartı ise liyakatli yöneticilerdir. Liyakatli yöneticiler olacak ki, disiplin olsun, üretim olsun, gelişme olsun ve başarı gelsin.
Liyakatsiz, heyecanını kaybetmiş, sorumsuz ve de vurdum duymaz yöneticiler köşe başlarını tutmuşsa orada başarıdan söz edilemez.
Olsa olsa başarısızlık olur.
Pendik’teki eğitim başıboş bırakılacak gibi değildir.
İlçemizde 110 binden fazla öğrenci eğitim görmektedir. Öğretmen sayısı 4 binleri aşmış durumdadır.
Böylesine güçlü bir eğitim ordusuna sahip ilçenin eğitimine bizim de duyarsız kalmamız söz konusu değildir.
Sorumluluk duygusu gereği gördüğümüz yanlışları ve tespitlerimizi daha iyinin yapılması adına gündeme getirmeyi bir görev biliyoruz.
Bu görev gereği epey bir zamandır çalışma yapıyorum.
Bu doğrultuda bazı yöneticileri, eğitimcileri ve velileri dinledim.
Oldukça şaşırtıcı ve bir o kadar da üzücü tespitler.
Şimdilik iddiadan öteye gitmeyen tespitlerimi sizlerle paylaşayım istedim.
TESPİTLERDEN BAZILARI
- İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Milli Eğitim Müdürü ve Şube Müdürleri arasında ekip ruhu yok, çalışma barışı yok.
- Şube Müdürleri kendi aralarında gruplaşmış durumdalar. Bazı şube müdürleri dışlanmış durumda. Çalışma disiplini yok. Geliş gidiş zamanları mesaiye riayet maalesef herkesin kendi gönlünün istediği şekilde
- İlçenin sorunları ile ilgili, iş planlaması ile ilgili düzenli toplantılar yapılmıyor.
- İlçe Milli Eğitim Müdürü kontrolü kaybetmiş durumda. Makamın otoritesi kalmamış, iş dağıtımı ve talimatlar Şube Müdürlerine değil Şeflere ve memurlara iletilmekte,
- Personel Atama ve İnceleme Soruşturma bölümlerinin çalışma barışını bozacak şekilde tasarrufları okul/kurum yöneticileri tarafından her ortamda dillendirilir hale gelmiş,
- İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü denetim görevini yerine getirememekte ve kurumlar ziyaret edilmemekte,
- Kurumlardan gelen şikâyetlerde inceleme soruşturma gerektiren bir durum söz konusu ise muhakkikler/incelemeciler özenle verilmediğinden dolayı okul yöneticilerinin adalet duygusu örselenmiş,
- Okullara/ kurumlara hedef konulmamış ve heyecan verilememiş, eğitim kurumları rastgele yönetime terk edilmiş,
- İlçe Milli Eğitimde kısacası işletme körlüğü oluşmuş durumda.
Tesbitlerimiz bununla da sınırlı değil. Bazı şube müdürlerinin Milli Eğitim Müdürü’nü takmadığı, kendi keyfine göre hareket ettiği ve mesai mefhumuna hiç ama hiç riayet etmediği iddiaları var.
Öyleki, sabah 08.30’da başlaması gereken mesaiye 10.00-11.00’de gelmek alışkanlık haline getirilmiş.
Çok fazla ayrıntıya girecek değilim.
Yine gerçekleştirdiğim görüşmeler neticesinde konunun ilgililerinden edindiğim izlenimler doğrultusunda çözüm önerilerim var.
İŞTE ÖNERİLER
“İlçe Milli Eğitimdeki sorun yönetim zafiyetidir ve Pendik ilçe olduğunda Kurucu İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak gelen mevcut İlçe Müdürü kısa süreli git-gel durumları dikkate alınmaz ise halen aynı ilçede çalışmakta ve işletme körlüğü ve yönetim zafiyeti ilçeye ciddi oranda zarar vermektedir. Kadrolu Şube Müdürleri arasındaki tek taraflı kutuplaşma ve vekâleten çalışanları dışlama Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün acil masaya yatırılmasını gerektiriyor. Kadrolu Şube Müdürlerinin görev yerleri değiştirilemeyeceğinden en azından görev alanları değiştirilmeli. İlçe Milli Eğitim Müdürü ya bir başka İlçe Müdürü ile takas yapılmalı ya da, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Müdür Yardımcısı olarak görevlendirimelidir. Pendik İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlerinden hiç birisi İlçe Müdürü olarak görevlendirilmemeli. Pendik içinden çözüm bulmak mevcut durum açısından mümkün gözükmüyor. Pendik’te eğitimde verimlilik ve atılım arzulanıyorsa bu ancak Pendik ilçesini bilen Pendik dışında görev yapan birinin İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirilmesi ile aşılabilir. “
Şayet iddialar doğruysa, durum çok vahimdir. Geç kalmadan çözüm yollarına gidilmelidir. Milli Eğitim Camiası ve yönetim kadrosunun asla başıboşluğa terkedilme lüksü yoktur.
110 bin öğrencinin geleceğinden hepimiz sorumluyuz.
Gazeteci olarak bu sorumluluğu bende taşıyorum.
Toplumumuzun geleceği, yavrularımızın yarınları adına bu konudaki hassasiyetimi daha da yoğunlaştıracağım.
Bu yöndeki ihbarlarınızı ve bildiklerinizi benimle paylaşmanızı da yavrularımızın geleceği adına istiyorum.
İlgililerin ve yetkililerin de aynı hassasiyleti göstermesini arzuluyorum.
Yaşar Şimşek
Bu makale
912
defa gösterildi.