10 Mart 2010
Yansıtmak ve... Eylem.
Zengin ve fakir ülkeler arasındaki fark
ülkelerin yaşı değildir.
Mesela,
Hindistan ve Mısır gibi ülkelerin ikibin yıldan fazla
geçmişi vardır
ve fakirdirler.
Öbür taraftan,
Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi
150 sene önce
isimleri bilinmeyen ülkeler
kalkınmış ve zengin ülkelerdir.
Doğal kaynakların
var olup olmaması da
zengin ülke
fakir ülke
arasındaki farkı yaratmaz !!
Japonya..
Ufacık bir adaya sıkışmış, %80 arazisi tarıma ve hayvancılığa uygun olmayan bir ülkedir ama aynı zamanda
dünyanın ikinci büyük ekonomisidir.
Ülke dev bir bir yüzer fabrika gibidir, bütün dünyadan ham madde ithal eder, sonra da bütün dünyaya
bitmiş ürün ihraç eder.
Diğer bir örnek,
Kakao yetiştiremeyen ancak dünyanın en kaliteli çukulatasını üreten İsviçre dir.
4 ay da sürse de kısa yaz döneminde toprağıda ekerler, hayvancılık ta yaparlar.
Bu yetersizlikte bile ürettikleri süt ürünleri en iyi kalitededir.
Bu ufak ülke yansıttığı güvenli, düzenli ve çalışkan ülke imajı sayesinde
dünyanın para kasası
olmayı da başarmıştır.
Zengin ve fakir ülkelerin yöneticilerini birbirleriyle karşılaştırdığınızda
aralarında önemli bir fark bulamazsınız.
Irk ve deri rengi de
önemli değildir.
Kendi ülkelerinde
tembel olarak tanınan işçiler
aslında zengin Avrupa ülkelerinin arkasındaki
ana üretici güçtür.
Peki....
O zaman aradaki fark
nereden gelmektedir?
Fark ;
Uzun yıllardır kültür ve eğitim ile içlerine işlenen
değişik bakış açısıdır.
Zengin ve kalkınmış ülke insanlarının davranışlarını incelediğimizde,
büyük bir çoğunluğun şu prensiplere kalben inandığını görüyoruz....
1. Temel ahlaki kurallar
2. Dürüstlük
3. Sorumluluk
4. Kanun ve kurallara saygı
5. Başkalarının hakkına saygı
6. Çalışkanlık
7. Tasarruf ve yatırıma inanç
8. İrade
9. Dakiklik
Geri kalmış ülkelerde
nüfusun çok küçük bir azınlığı
bu prensiplere inanmaktadır.
Biz,
doğal kaynaklarımız olmadığı için
veya
doğa bize karşı zalim davrandığı için
fakir değiliz.
Biz,
doğru bakış açısına sahip olmadığımız için
fakiriz.
Zengin ve kalkınmış ülkeleri
o noktaya getiren işlevsel prensiplere uymak ve bunları çocuklarımıza öğretmek
azmimiz olmadığı için
hala fakiriz.
Bu mesajı başkalarına göndermezseniz
ne size bir şey olacak,
ne köpeğiniz hastalanacak,
ne işinizden kovulacaksınız,
ne de yedi sene boyunca lanetleneceksiniz.
Ama,
vatanınızı seviyorsanız,
bu mesajın mümkün olduğu kadar çok kişinin eline geçmesini sağlayınız.
Ne kadar çok kişi
doğru prensipleri benimserse
o kadar çabuk düze çıkarız.
Hadi Kolay Gelsin !
Nejat Taşkın
Bu makale
342
defa gösterildi.