21 Mayıs 2012, Pazartesi
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
10 Mart 2010

YARGI REFORMU SAVAŞLARI

Av. Oktay Akmaner



     2002 yılıydı. Stajı yanında yaptığım üstadım, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Sahir Bafra beyin yoğun ısrarı ve mücadelesi sonucunda, İstanbul Barosu bünyesinde Yargı Reformu ve Yargı Sorunları Komisyonu kuruldu. Sonradan Başkan Yardımcılığını da üstleneceğim bu komisyon üzerinden Türkiye’de yargının ne kadar içler acısı bir halde olduğunu sempozyumlarla, kitap ve kitapçıklarla, eylemlerle kısaca her şekilde anlatmaya çalıştık.  O yıllarda Adalet Bakanı olan Cemil Çiçek, talep yaratmaktan söz etti. Yani siz çabalayın, biz bir bakalım demeye getirdi. AKP Hükümetinin yazılı her yerde sıkça kullandığı bu sözcüğün gereği ciddiyetle yapılmadı. Birkaç önemli kanun değişikliği ve birkaç adliye inşaatıyla yetinildi. İşin acısı meslektaşlarımızdan yani TBMM’nde en büyük meslek grubunu oluşturan avukatlardan gerekli desteği göremedik. Kendilerini o konuma getiren mesleğe vefa zaten unuttuğumuz bir şey oldu. İş takipçiliğinden  yargının sorunları unutuldu sanırım.

     Sene 2010. Başbakan her zamanki vizyonsuzluğuyla sorunlar evinin kapısına dayanınca aklı başına geliyor gene. Türkiye’yi cepheleştirdikten sonra bir reformun mümkün olamayacağını bilebilecek bir insan, peşine takmış bir sürü insanı dolu dizgin koşuyor . Cumhurbaşkanının ikazları ortada, hak vermemek mümkün değil. Olayın geldiği bu noktada sağlıklı bir reform mümkün değil. Arkasındaki aklı ve birikimlerini bildiğimiz birçok insandan ses yok. Yumurta deliğe geldiğinde yer arayan tavuk gibi koşturup duruyorlar. Yazık oluyor yazık! Etliye sütlüye bulaşmadan, ihaleleri takip etmekle yetinilerek devlet adamı olunmaz. Hep söyledik buradan. Sistemin kazananlarının değişmesi değil mesele. Mesele tam da bu: adil ve rasyonel olmayan sistemin değişmesi. Eğitim düzeyi oldukça yüksek bir Meclisin palyatif tedbirlerle yılları harcaması ne kadar üzücü.

     Baro Meclisinde daha birkaç ay önce tartıştığımız Adalet Bakanlığının Yargı Reformu Stratejisi Eylem Planı yerine bugün gelinen noktada herkes mevzisine geçmiş, düşmanının açığını  kollama pozisyonunda. Bu saatten sonra konuşmanın da pek bir anlamı  yok. Daha geçen haftalarda Yargı Reformu üzerine 2 panel eşzamanlı yapıldı. İstanbul Barosu kendi yandaşlarıyla ayrı bir sempozyum düzenledi. Hukukçular Derneği de Adalet Bakanını davet ederek İstanbul Ticaret Üniversitesinde bir sempozyum düzenledi. YARSAV Başkanı İstanbul Barosunun toplantısına katıldı. Demokrat Yargı Eş Başkanı Osman Can diğerine katıldı.

Bir tarafta uzun zamandır görmediğim New Age müzik hayranı arkadaşım Osman Can, diğer tarafta Baroda Yargı Reformu üzerine her çalışmaya destek vermişliğim. Sürekli parçalanıyoruz. Sahir Beyle Osman Can’ın sempozyumuna katıldık. Çünkü bu taraf en azından bir şey yapmak istiyordu. Diğer taraf sadece yaptırmamaya kilitlenmişti. Aynı saatlerde gerçekleşen aynı konunun konuşulduğu etkinlikler arası mesafe de çok ilginç. Birisi Taksimde, Tünelde diğeri Eminönünde.  Her kurum kendisine yakın isimleri davet ederek Türkün Türke propagandasına zemin hazırladılar. Alkışladılar, yüreklerinin yağı eridi. Ama Türkiyenin siyasi nabzı inmedi. Artık bilemiyorum Hukukçular Derneği Barodan birilerini çağırdı mı, çağırmadıysa onlar ayıp etmiştir. Ama çağırdıkları halde böyle önemli bir konudaki sempozyuma en azından bir yönetim kurulu üyesi göndermeyen üstelik apartopar olduğu aşikar bir sempozyum düzenlenmesi de İstanbul Barosunun ağırlığına hiç yakışmadı. Belki tartışarak hatta kavga ederek ama aynı yerde fikirlerimizi birbirine söyleme cesaretini de mi kaybediyoruz yoksa?

      Yargı Reformu üzerine son 20 yılda yapılmış bütün çalışmaları toparlamış, elinden geldiğince destek vermiş birisi olarak ne kadar isterdim, temel sorunları konuşmayı, Baroya 2003’de sunduğum Eylem Planını anlatmayı, Adalet Bakanlığının Yargı Reformu Strateji Taslağını değerlendirmeyi. Ama bu saatten sonra insanın keyfi de kalmıyor. Akılsız başın cezasını ayaklar çeker dememiş eski(mez)ler. Bakalım Hükümet bu süreci nasıl yönetecek?

Av. Oktay Akmaner

Bu makale 488 defa gösterildi.


Yorumlar
Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım