21 Mayıs 2012, Pazartesi
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
17 Şubat 2010

DEĞİŞMEZ VE DEĞİŞTİRİLE MEZLER

Yener Çaycı



     Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın İlk üç maddesinden bahsetmiyorum. Malumunuz Anayasanın ilk üç maddesi değişmez değiştirilemez ve hatta değiştirilmesi dahi teklif edilemez. Pozitif hukuk ve hukukçular ile zamanın bilim insanları bunu kabul edebiliyor demek ki! Neyse konumuz bu değil.

     Benim dikkat çekmek istediğim husus şudur. Seçimle iş başına gelenler, görevlerine devam edip edemeyecekleri konusunda dört yılda bir (önceden beş yıl idi) milletten onay almak zorunda. Bu dört yıllık süre erken seçim vb. sebeplerle daha da kısaltılabiliyor. Yani siyasetçiler dört yılda bir kendilerini, programlarını kısaca vizyonunu, misyonunu gözden geçirmek; yeni hedefler ortaya koymak, yeni heyecanlar yaratmak zorunda, aksi halde millet bunları meclis dışında bırakabiliyor.

     Ancak bir husus var ki buna kolay kolay çare bulunamıyor. Ya da bulunmak istenmiyor. Bürokrasi. Atama ile göreve gelenlerin değiştirilmesi, kanunların değiştirilmesinden daha zor.

     Yetmiş  küsur milyon nüfuslu ve nüfusunun üçte ikisi 40 yaş altında bulunan koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nde onlarca yıldır belli makam ve mevkileri elinde tutan bürokratlar… Bu büyük adamlar; 15-20 senedir, devletin çeşitli kurumlarında; genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı, il müdürü, ilçe müdürü, kurum müdürü. Peki bu çok kıymetli müdürlerden başka bu işleri yürütebilecek kimse yok mu? Allah bunlardan başkasına bu yetenekleri vermemiş mi?

     Yaşları  altmışa dayanmış veya geçmiş ama ibadet aşkı ile hala hizmet etmeye can atıyorlar(!), koltuklarını kolay kolay terk etmek gibi bir niyetleri yok. Çünkü onlar o makamlardan ayrılırlarsa o kurumlar çöker! Allah göstermesin, o makamlar daha genç, daha dinamik insanların ellerinde kalabilir(!) bu tecrübesiz ve cahil(!) gençlerin ise ne yapacağı belli olmaz. Bakarsınız toplumun değişme ve yenileşme talepleri dikkate alınır. Ülke çeşitli maceralara sürüklenebilir. Bu vb. nedenlerle eskimeyen ve yıpranmayan bu müdürleri Allah başımızdan eksik etmesin. Bunların bu memlekete yapacakları çok önemli hizmetler vardır. Ve daha önemlisi asıl yapacakları işleri sona saklamışlardır. Çekilsinler de bu memleket batsın mı?

     Siyasetçi en azından dört yılda bir konumunu koruyabilmek için halktan onay almak zorunda. Bu bürokratların böyle bir dertleri de yok. Mesela bazı kurumlarda göreve bir kere atandınız mı, artık sizi kimse kolay kolay görevden de alamaz. Ya görevden emekli olacaksınız, ya da dünyadan emekli olacaksınız ki o görev devredilebilsin.

     Bu tiplerin bir takım önemli özellikleri de vardır. Bir kere çok güzel giyinirler (hizmetin gerektirdiği şekilde değil), Nasrettin Hoca’nın “Ye Kürküm Ye” anlayışı bunlar içindir. Çoğu zaman siyasi iktidarların yasal süresini doldurmasına bile tahammül edilemez. Bu gibi durumlarda da bu bürokratların engin tecrübelerinden millet ve memleket menfaatine yararlanılabilir. Sistemi ne zaman, ne şekilde kilitleyeceklerini çok iyi bilirler. Bazen de siyasi iktidarlara hadlerini bildirebilirler.

     Çok güzel konuşurlar, Sanki Ziya Paşa’nın şu şiiri bunlar içindir. “Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz; şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde…”

     İlerlemiş yaşları ve büyük tecrübeleri belli makam ve mevkileri nasıl elde edeceklerine ve nasıl elde tutacaklarına yöneliktir. Buna rağmen devlete ve millete verebilecekleri çok şeyleri kalmamıştır. Ama olsun, sisteme bir şey veremezlerse tribüne oynarlar.

     Ve bizler vatandaş olarak, bunlara (her ne hikmetse) ömür boyu tahammül etmek zorunda kalırız. Çünkü bunlar değişmez ve değiştirilemez ve dahi vazgeçilemez insanlardır. Değerli müfettiş arkadaşım Gürol Aşkan’ın kulakları çınlasın, O da bu durumları çok düşünür. Saygılarımla.

Yener Çaycı

Bu makale 476 defa gösterildi.


Yorumlar

korhan çakar
18.02.2010 06:41

Hah!.. İşte şimdi olacak gibi. Bravo... Devam et, daha da geliştir. Beğendim... Böyle yazsana kardeşim. O kuru ve yavan lakırdıları bırak. Birilerine dokundur ki, devlet yaşasın, pardon, yazmanın bir anlamı olsun. Yzında en beğendiğim bölüm, şu giyinme konusuydu. Bunun üzerinde durman gerekirdi. Hele de elbise fiyatlarının düşmesiyle bu sözünü ettiğin büro(kro)tlar, bu yazımı da yeni keşfettim, iyi de oturdu, âdeta defileye çıkmış süs canlıları gibi giyinmeye başladılar. Her gün yeni bir takım elbiseyle, ütülü gömleklerle ve de boğazlarına boğulurcasına sıktıkları o cafcaflı kravatlarıyla kendilerine göre şık, bana göre ise iğrenç bir görünüm arz eden, (kro)luğunu üzerlerinden atamamış o bürokratların giyimleri hakkında biraz daha yazmalıydın. Bir dahaki yazını bu konuya hasretmeni istiyorum, hem de çok yoğun olarak...
Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım