21 Mayıs 2012, Pazartesi
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
27 Ocak 2010

PESİAD

Av. Oktay Akmaner



     PESİAD, yeni hizmet binasını 29 Ocak Cuma günü resmen açacak. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergun, Cuma günkü Kocaelideki belediyeler toplantısı ile Cumartesi günlü Bursa Zirvesi (Edirne’deki Trakya Zirvesi gibi) arasında Pendik'e gelip açılışı bizzat kendisi yapacak.

     Tam açılımı Pendik Sanayici ve İş Adamları Derneği olan bu dernek, 8 Eylül 2005 tarihinde kuruldu ve Pendik için önemli bir eksikliği doldurdu.  PESİAD deyince bazı hatıralarım da canlandı.


     2004 tarihli Pendik Vizyonu


     Avukatlıktan önce Pendikte kuyumculuk alanında faaliyet gösteren bir şirketler topluluğunda Genel Müdürlük yaptım. Milenyum, Avrasya ve Asya adıyla faaliyet gösteren mağazaların, isim babalığını yaptığım Altın Lale Kuyumculuk markası altında kurumsallaşmasına ve markalaşmasına öncülük ettim. Bir sermaye grubunun lokal ölçekte etkinliğini artırma projesi çerçevesinde her alanda çalışmalar yaptık. Bunlardan birisi de 2004 baharında yerel medyanın tam katılımıyla düzenlemiş olduğum Altın Lale’nin Pendik vizyonunu açıkladığım basın toplantısıydı. Yerel medyada genellikle tam metni yayınlanan bu 2 sayfalık metni bugün yeniden okudum. Bundan yaklaşık 6 yıl önce yaptığım öngörüler özetle şunlar:

     1- PENDİK SİAD kurulmalıdır.


     “Ticaret hacmi ve derinliğine bakıldığında İstanbulun en önemli merkezlerinden biri olan Pendik’in sivil toplum örgütlerini analiz edecek olursak birçok ilçeden iyi durumda olduğu ortadadır. Ama bütünleşme ve bir araya gelip sorun çözebilme açısından gerekli iradeyi ortaya koyma noktasında cidi eksiklikler vardır. En önemli eksikliklerden birisi de PENDİK SİAD eksikliğidir. Bir şehrin büyümesindeki en önemli katalizörlerden biri olan iş dünyasının, daha büyük ölçekte örgütlenmemiş olması gerçekten de önemli bir eksikliktir. Bizler Altın Lale şirketler topluluğu olarak Pendik SİAD’ın hayata geçmesinde bize düşecek sorumlulukları yerine getireceğimizi taahhüt ediyoruz. Pendik’te maalesef gördüğümüz en önemli sorunlardan birisi de her sektörün rekabetten ötürü kendi sektörüne zarar vermesidir. Yengeç Sepeti Sendromu, Pendiği de fazlasıyla etkilemiştir. Bizler rakiplerimizin varlığından ve gücünden fazlasıyla memnunuz. Çünkü biliyoruz ki insanlar Gazipaşaya gidelim, o kadar kuyumcu içinde mutlaka birisinde beğeneceğim bir ürün vardır düşüncesiyle geliyor. Pendik ne kadar büyürse biz de o kadar büyüyebiliriz. Pendiğin cazibe merkezi olmasını bu sebeple kendi şirketimiz kadar önemsiyoruz.”

     PESİAD kurulmadan 1.5 sene önce yazdığımız bu satırların gerçekleşmesi, Pendiğe dair bir hayalimizin daha gerçekleşmesi açısından mutluluk verici. Hatta o toplantıyı birlikte yaptığımız Altın Lale Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Güçlü’nün de PESİAD’ın kurucusu ve kurucu Başkan Yardımcılığını yapması da işin bir başka hoş tarafıydı. 

      PESİAD Logosunun Anlamı


     Mahmut Bey, dernek kurulduğunda da logo konusunda yardım etmemi rica ettiğinde kayıtsız kalmam beklenemezdi. PESİAD’ın logosunda 2 unsur bizim için önemliydi. Birincisi bireyin önemi, yani bir yatırımcının, girişimcinin ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmaktı. Sırt sırta vermiş, 2 P harfiyle aslında Pendiklilerin sırt sırta vermesi, dayanışması ondan da öte birlik olma, bir olma zaruriyetine vurgu yapmak istedik. Diğer yanı da insana benzeyen Pendikli İşadamının, yani P ve İ harflerinden oluşan sembolün sanayiyi sembolize eden çarkların üzerinde oluşu. Yani üreten insan kendine güvenir, ayakları üzerinde dimdik durur demek istedik. Zaten dünyadaki ekonomik krizin sebeplerinden birisi de üretmeden yapılan finansal faaliyetler değilmi? Şu an görüyoruz ki PESİAD’daki birlik aynı logodaki gibi kardeşçe ve takdire şayan.

     2004 Pendik Vizyonundan Başlıklar


      2-Kent Konseyi kurulmalıdır.


      Başka bir önemli eksik de Kent Konseyi olmamasıdır. Yoplumsal işbölümü  anlamında örgütlenmiş sivil toplum örgütü temsilcileri ile kamu kurumu yetkililerinden oluşacak Kent Konseyi ile Pendik’in sorunlarını en üst düzeyde istişare edip, her birimin kendi alanı ile alakalı sorumluluklarını, işbölümü anlamında en kısa sürede yerine getirmesiyle, süreçleri hızlandırmak da mümkün olacaktır.

     3- İstanbulun tek-merkezli büyümesi tıkanmıştır. Bölgesel yeni merkezler oluşturulmalıdır. Doğu İstanbul olarak ifade edebileceğimiz bu bölgenin de merkezi olarak en uygun ilçe Pendik’tir. Pendikliler elbirliğiyle bu misyon çerçevesinde çalışmalıdır.

     (Büyükşehir birkaç sene önce yeni merkezler ilan etti. Doğuda Kartal seçildi)

     4- Bölgesel bir merkez olmak demek bütün unsurlarıyla bir güç ve çekim merkezi olmaktan geçer. O yüzden firmamızın bütçesinin önemli bir kısmını yerel bir medyanın güçlenmesi anlamında broşürlere değil, bizzat yerel gazete ve radyolara ayırdık.

     5- Makro ölçekte Pendiklilik bilinci ve lokal ölçekte hemşehri dayanışması.

Çoğu zaman kamu kurumlarının, devletin yapamadığını insanımız yapmaktadır.

      Evet seçtiğim alıntılar bunlar.

      Birkaç  küçük tavsiye

      Bir çok üyesinin yakın arkadaşım ve müvekkilim olduğu PESİAD’ın daha da güzel yerlere gitmesi anlamında gördüğüm bazı noksanlıklar ve hatalar var.


      Öncelikle dışardan dar kadrocu bir görüntü algılanıyor. Derneğe üye olmanın nesnel kriterlerden öte yönetimin tanıdığı olması algısı, bu tarz dernekler için büyümeyi zorlaştırır. Cevabı tahmin edebiliyorum. Maalesef merkez dışındaki ilçelerde eline bir dernek, örgüt geçirip onun üzerinden hemen siyasete soyunma refleksiyle oraya buraya saldıran o kadar insan var ki onların siyasi ihtirası uğruna yeni oluşmakta olan bir derneğin harcanmaması. İşadamlarının şirketteki kontrolü kaybetmeme refleksi anlaşılabilir, şirketleri büyüten dinamik başkadır. Ama bu refleksi derneklere taşıdığımızda konjonktürel olarak iyi gidiyor gibi görünse de ülkedeki güç dengelerinin değiştiği noktada bunun yanlışlığı anlaşılır. O yüzden demokrasi, derneklerin gücü ve ruhudur. Zaten dernek deyince gerçek kişilerin bir araya gelip gerçek olmayan bir tüzel kişilik oluşturmasından bahsediyoruz. Dolayısıyla güçlü bir tüzel kişilik oluşturmak ve derneği kurumsallaştırmak, üyelerinden olabildiğince özgürleşme anlamına gelir.

  Siyasetle arasına mesafe koymak da bir başka önemli konu. Maalesef ülkemizde barosundan tutun bütün meslek örgütlerine, sivil toplum örgütlerine hepsi bir siyasi parti misyonuyla hareket etmekte, asli işine odaklanmamaktadır. Bu meseleyi kuruluşunda yer aldığım İstanbul Barosu Baro Meclisinde de sıkça işlediğim için burda da gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Gerek belediyeye ve gerek TBMM’ye dönük adaylık süreçlerinde bu tarz derneklerde pasif göreve geçmek, derneğin yanlış tartışmaların içine girmesini engeller. Aynı şekilde parti toplantılarında, bayramlaşmalarda dahi olsa çok ön planda olmak böyle bir derneği, dış çevrelerde yanlış bir algı içine sokar. Tercih yapmak gerekiyor, siyaseti mi tercih ediyoruz, dernekler üzerinden bölgemize hizmet etmeyi mi? Şu an iktidarın ve belediyenin aynı kadroda olması eleştirilerin daha sessiz yürümesine sebep olsa da böyle bir derneğin sonraki dönemleri düşünerek stratejisini ayarlamak ve kısa dönemli düşünmemek gerekir.

      Pendik Belediyesi baştan itibaren çok güzel destek verdi. Organizasyonların bile çoğunu düzenledi, ama artık lokomotif görevini PESİAD’ın tam anlamıyla eline alması ve böyle bir yönetimi, danışman kadrosunu artık oluşturması gerekir. Zira taşıma suyla değirmen dönmez. Muhakkak her biri Pendik'in önemli işadamlarının iş yoğunluğu arasında vakit ayırması zor ama bu özveri olmadan da gerçek anlamda bir dernek olmak, baskı grubu olmak mümkün değil. Hem sivil toplum kuruluşu deyip hem de bu kadar kamu kurumlarından beklenti birbiriyle çelişir.

      Pendik, İstanbul merkezden oldukça uzak bir nokta. Merkezdeki birçok faaaliyeti buradan takip etmek oldukça zor. İşadamlarının hızla değişen dünya ekonomisini takip etmesi ve temel ekonomi bilgisine sahip olması önemli. Eğitim merkezli çalışmaların da birbirinden kopuk kısa konferanslardan ziyade bir akademi mantığıyla bir program bütünlüğünde  hazırlanması bilgilerin daha kalıcı olmasını sağlayacaktır.


      Aslında söylenecek çok söz var, daha önemlilerini de binanın yeri gibi burada değinmek istemedim. Sevgili dostlarımızın bu mutlu gününde olabildiğince yapıcı bir dil kullanmak daha uygun düşer sanırım. Ama bu söylediklerimizden PESİAD, neler alır, zaman gösterecek. Yapıcı eleştirilere kulak verme ve bu uyarılara dikkat etme olgunluğu inşallah PESİAD yönetiminde vardır. Zira bu çizginin, önümüzdeki yıllar da önemli sıkıntılar getireceği ortada. Unutmayın, dost acı söyler!

Av. Oktay Akmaner

Bu makale 677 defa gösterildi.


Yorumlar
Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım