20 Ocak 2010
BİRAZ SAYGI LÜTFEN!..
Gazetecilik mesleği ile ilgili fazlaca bilginiz vardır. Gazetecilik, tüm kamuoyunu, daha açık ifadeyle tüm insanları ilgilendiren bir meslek dalıdır.
Gazeteci bilgi verir, toplumu aydınlatır ve gelişmelerden insanları haberdar eder.
Halk ile yöneten arasında bir köprü görevi görür gazeteci.
Bu görevleri ifa ederken de, en doğru bilgiyi en sağlıklı bir şekilde ulaştırmaya çalışır okurlarına.
Bende bir gazeteciyim.
Yukarıda ifade ettiğim doğrultuda mesleğimi icra ediyorum.
Gerek kendim haber üretiyorum, gerekse de toplantılara davetlere giderek buradaki gelişmeleri sizlere aktarıyorum.
Ben 600 bin Pendikli ve 250 bin Tuzla’lı vatandaşım adına görev yapıyorum.
Görevimi yaparken de en halkı olarak saygı istiyorum.
İşime saygı gösterilmesini istiyorum.
Rahat bir çalışma ortamı arzuluyorum.
Ayakta bekletilmek istemiyorum.
Bu talepleri sıralarken yalnızca kendi adıma değil, tüm gazeteci arkadaşlarım adına yazıyorum.
Neyi mi istiyorum?
Çok fazla birşey istemiyorum aslında.
Sadece işimizin kolaylaştırılmasını istiyorum.
Çok sayıda toplantıya gidiyorum, fotoğraf çekiyorum, notlar alıyorum.
Salona girince şöyle bir bakıyorum; basına yer ayrılmış mı diye?
Nerede azizim...
Porotokol en önde, diğerleri arkadan sıralanıyor.
Ben ise, diğer gazeteci arkadaşlarımla birlikte ayakta.
Bir elimde çantam, bir elimde fotoğraf makinam ve not aldığım ajandam.
Fotoğraf mı çekeyim? Not mu alayım? Çantamı mı tutayım?
Bu şartlarda nasıl sağlıklı çalışabilirim, okurlarıma nasıl doğru bilgi aktarabilirim?
Bizleri davet eden kuruluşlardan bu hususu özellikle dikkate almalarını rica ediyorum.
Lütfen, toplantılarınızda sahneyi en yakından görebilecek şekilde bir basın masası tahsis edin.
Çantamı masaya koyabileyim, masanın üzerinde not alabileyim.
Çok şey mi istedim?
Hayır.
Yalnızca olması gerekeni ifade ettim.
Bu arada Pendik Milli Eğitim Müdürlüğü’nü istisna tutmaz isem haksızlık etmiş olurum. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün programlarında basına en güzel şekilde yer ayrılıyor ve rahat bir çalışma ortamı sağlanıyor.
Diğer kurum ve kuruluşlarımızın da aynı hassasiyeti göstermesini en doğal olarak arzuluyorum.
Unutulmasın ki; “Basın milletin müşterek sesidir.”
Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte, hulasa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.
Saygılarımla.
Yaşar Şimşek
Bu makale
735
defa gösterildi.