21 Mayıs 2012, Pazartesi
Duyuru Gazetesi - Haftalık, bağımsız, siyasi gazete - Pendik

Makale
18 Ocak 2010

AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİNDEN SESLENİYORUM!

Nejat Taşkın

                                              

      2010 yılı Avrupa ülkeleri tarafından İştanbul Avrupa Kültür Başkentti olarak ilan edildi. Dün İstanbul’da bu ilan edilişin sevincini yaşadık.Elbette Kültür Başkentliliğini hak eden bu yüz yılların kentti İstanbul ,anılmaya ve üst düzeylerde bir yerlere gelmeye layık bir kenttir.Hele Kültürün Başkentti olarak düşünüldüğünde bambaşka bir hava ve izlenim yaratır.

        Dün İstanbul soğuk ve yağışlı bir gündü.Adeta tam bir kış havası hüküm sürdü.Etkinliklere gitmek sizlere oradan seslenmek ihtiyacı benim için çok önemliydi.Ama göze alamadım.Bir Taksim Meydanında Tarkan’ı dinlemek vardı amma .Pendik ilçesinden Taksim yöresine gitmek emin olunuz Ankara’ya gitmekten daha zordu.Onun için etkinliklerin çoğunu ekrandan sizler gibi izledim .Yalnız Pendik İlçesinde sahilde yapılan etkinliğin şöyle bir kenarından geçtim.Torunlarım Eda ve Bahar’ı kırmak mümkün olmadığı için onların ısrarlı yalvarışları karşısında   KIRAÇ adında ki sanatçıyı dinlemek için yola koyulduk.Fazla kabalık yoktu,soğuk  ve yağış vardı ,ışıl ışıl bir Pendik akşamından eve dönmek mecburiyetinde kaldık.

      Evet,Kültür Başkenti ve İstanbul.

      Bu isme ve bu söyleyişe layık olmak lazım ve gereğini yerine getirmek için büyük mücadele vermemiz ve bilhassa eski tarihten bize miras kalan o büyük yapıları korumamız ve koruma altına almamız gerekir.

        Camileriyle,kervansaray ve saraylarıyla yüz yıllardan beri devam eden o görkemli sur kalıntılarıyla mutlaka ve mutlaka bu tarihi şehri koruma altına almamız gerekir.Eğer 2010 yılının verdiği bu tarihi fırsatı kullanmak istiyor ve bütün ülkelerin dikkatini çekmek istiyorsak öğle nutuklarla ve laf kalabalığıyla değil ,icraatlarımızla yarınlara İstanbul’u taşımak mecburiyetindeyiz. Çünkü tarihi güzelliği yanında Tanrının verdiği büyük güzelliklerin muhafazası ve su üstünde izlenmesi gerekir.Bir misal vermek gerekirse ,her gün gidip geldiğim yolumun üstünde ki sur içi denen Topkapı manzaralı yeri anlatmak isterim .BU yer ecnebilerin elinde olsa emin olunuz giriş ve çıkışı biletle olur ve hayranlıkla izlenir.Ama ne yazık ki geliniz ve görünüz çirkin manzaralarıyla adeta saklanmış bir tarihi gerçeği yansıtır.İçerisinde üç tane tarihi cami var ki,bu camilerden biri Fatih Sultan Mehmet in ilk otağını kurduğu yerde ki camidir ve ne yazık ki çirkinlikler arasında sıkışıp kalmıştır.Gelişi güzel yerleşim noktalarıyla etrafı çevrilen bu Topkapı sur içi dahi ele alındığında başlı balına bir görüntü vermek suretiyle bütün dünyanın ilgisini çeker.,

    Elbette çok güzel ve çok anlamlı bir fotoğraf yansıtılmasını istiyorsak, bu İstanbul’un her karışını tarihi zenginliği içinde yıpratmadan muhafaza etmek mecburiyetindeyiz.Öğle elli veya altmış katlı gökdelenlerle değil tarihin akışını muhafaza ederek İstanbul’u tanıtırsak, elbette bu büyük şehrin esas varlığını yakından sunmuş oluruz.

         İstanbul için bütün bilim adamları ,üniversiten holdinglerden ,vakıf ve derneklerden, hatta iş adamlarından meydana gelen bir kurul altında toplanarak ele alınmalı ve bu verilen büyük isme layık bir kent olduğunu gösterilmelidir.

     Trafikte,sağlıkta ve turizm kanalında hep güzellikler yansıtan bu kentti ele aldığınızda Topkapı’dan Sultanahmet meydanına doğru yürüyecek ve gözün aldığı çirkinlikleri hep ortadan kaldırmak suretiyle yedi tepede yansıyan bir İstanbul meydana getirmeliyiz.İşte o zaman bir Kültür ve devleşen bir kent konumunda bütün dünyaya ,var mı İstanbul gibisi ,demenin zevkini yaşarız. Dün akşam renk cümbüşü içinde bir İstanbul vardı ,var olmasına ama gözden kaçan çok noksanlıklarda hep kıyıdan köşeden yansıdı durdu….  

Nejat Taşkın

Bu makale 382 defa gösterildi.


Yorumlar
Piyasalar
Hava Durumu
İletişim
Doğu Mah. Lale Sk. N.:25 Kat:4 PENDİK/İSTANBUL
Tel. 0216 4912882
Fax. 0216 491 7113

gazeteduyuru@gmail.com
NewsMaster v1.0 - Küresel Yazılım