14 Ocak 2009
OTOBÜSTE TEK YAŞLI BENDİM
yazıyı kimseleri suçlamak için yazmıyorum. Yalnız geldiğimiz noktayı ifade etmek için zorlanıyor ve onun için yazıyorum. Hemen hemen her gün bindiğim Pendik-cevizlibağ arasında ki bir otobüste karşılaştığım manzarayı dile getirmek gereğini duydum.
Evet, otobüste en yaşlı bendim. Ve bir gençin otobüse biner binmez bana verdiği yere oturdum. Tüm oturanların yaş ortalaması 25-35 arası filandı. Ayaktakilerde ayni yaşlarda sayılırdı. Bu arada geldiğimiz bir duraktan yaşlı bir bayan bindi. Bayan 60-70 yaşları arasında var veya yoktu, ama ayakta zor duruyordu ve elinde taşımak mecburiyetinde olduğu bir de paketi vardı. Ben arka sıralardan birinde oturuyordum. Zorlanarak sıraların arasından geçti ve onun gözünün içine bakarak birazda gülümseyerek hiç kimse yer verme zahmetinde bulunmadı. Bilakis uyuklayanlar ve gözünü kapatanlar çoğaldı. Hanım yürüyerek arka sıralar kadara geldi benim yanımda durdu. Bekledim yanımda ki 20 yaşında ki genç ona yerini verir diye ,bir duraklık zaman içinde daha bekledim. Fakat, ne yazık ki o 20 yaşında ki delikanlıda otobüsün penceresine kafasını dayayarak uyumaya başladı. Dayanamadım;
Buyurun hanım efendi,dedim….Ayağa kalkarak yerimi yaşlı bayana bıraktım.
* Hayır, dedi ve ilave etti hemen inecekseniz, otururum.Siz benden bir hayli yaşlı bir zatsınız.
İsrar ettim ve yerimi ona terk ettim. Otobüsün içinde bu gürültüyü duyanlar hiç ilgilenmedi ve ben yüksek sesle otobüsün tavanına yazılı yazıyı okumaya başladım:
GAZİLERE VE HAMİLE BAYANLARA;ÇOCUKLULARA;YAŞLI BAY VE BAYANLARA LÜTFEN YER VERİNİZ….
Yine ses yok ve biz uzun bir yolu ayakta geçirerek ama yerime oturan yaşlı bayanın sıkıntılarıyla devam etmek mecburiyetinde kaldım. Zira bayan benim ona yer vermemden dolayı aşırı üzülmüş en son yer verme sırasının bana geleceğini düşünmüş olacak ki, zaman zaman davranışlarıyla yerimi bana vermeyi düşünmüş ve ben ret ettikçe ,o sıkıntıları oynamıştır.
Burada önemli nokta içinde bulunduğumuz eğitim sisteminin nasıl dejenere edildiğinin başlıca göstergesidir. Bizim zamanımızda öğretmenlerimiz bazı ders saatleri içinde bu konuları işler, saygının çok büyük bir davranış olduğunu söylerlerdi. Elbette uzun yolculuklar ve yorulan nesiller var karşımızda, ama bütün bunlara rağmen ana baba görünümünde ki bu insanlara daima saygıda kusur etmeden ilerlemek meçburiyetindeyiz. Yukarıda gidiş istikametini belirttiğim otobüsün en uzak mesafesi iki saattir. Sayın gencim,iki saat ayakta kalsan ve yerini hasta ve yaşlıya terk etsen ondan duyduğun huzur emin ol senin ayakta kalışının bedelini fazlasıyla öder. İşte bunları gençlere ve yeni yetişen nesle öğle bir aşı yapmalıyız ki mutlak tutmasını sağlamalıyız. Yoksa gittiğimiz yol hep engebeli olar. Yılda bir kere yaptığımız yaşlılar haftası , anneler günü veya babalar günüyle bu işe çözüm bulmak asla mümkün olamaz. Elbette bütün gençlerimizi bu baptaki üzüntülerimden azade tutmak isterim. Fakat gönül ister ki, tüm gençler ayni ifade çemberi içinde olsunlar, daha yaşlı kapıdan girerken ,onlar hazır ol vaziyetine geçip, buyur teyze, buyur amca ,demenin güzelliğini yaşamalıdırlar.
Onun için derim ki, ailede ve okulda eğitim düzeyi daima ön planda tutulmalı ve öğretmenlerimiz kurbağının bacaklarını anlatırken, birazda bu görgü kurallarını işlemelidirler diye düşünüyorum!....Acaba biraz fzlamı zorladık gençleri dersiniz.Ama unutmayınız ki,BU GÜNÜN GENÇLERİ ,YARININ İHTIYAR DELİKANLILARIDIR
Nejat Taşkın
Bu makale
364
defa gösterildi.